DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

26 Eylül 2016 Pazartesi

Benelüks Ülkeleri



 Belçika


Benelüks Ülkeleri Belçika - Hollanda (Nederland) ve Lüksenburg ülkelerinden oluşmaktadır .
Baş harflerinin birleşiminden de bu ülkelere ortak isim verilmiştir. 1944 yılında üç ülke birleşerek malların ve hizmetlerin ve halkların serbest dolaşımı için sınırların kaldırılması ile  başlamıştır ...
İş birliği 1944 yılında malların ve hizmetlerin, halklarının serbest dolaşımını sağlamak maksadıyla adı geçen üç ülkenin aralarındaki sınırları kaldırmaları sonucu başlamıştır. 3 Şubat 1958’de bu işbirliği Lahey kentinde imzalanan “Ekonomik Birlik” anlaşması ile daha da güçlenerek; Benelüks ülkeleri Avrupa’da güçlü bir oyuncu haline gelmiştir. 50 Yıllık bir süre için yapılan anlaşma 2008'de süresiz olarak yenilenmiş ve adı da 'Benelüks Ekonomik Birliği'nden 'Benelüks Birliği'ne çevrilmiştir. Avrupa‘nın gelişmesi, Benelüks iş birliğinin kapsamı ve şekli ile ifade olunur.

Son yıllarda ülkemizden Benelüks ülkelerine yapılan Turistlik organizasyonlar hızla  artmaktadır ... ancak kişinin kendi  keşfinin içinde de rahatlıkla ulaşabileceği ve gezebileceği rahatlığı sunmaktadır...

Hollanda
Avrupa'nın tarihler boyuca ticaret merkezi olan ülke Hollanda .. Avrupa'nın en büyük limanının aktif faaliyetleri ile  Avrupa'da makas  görevi almıştır. Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biri. Topraklarının çok büyük bir kısmı Batı Avrupa'dadır, ayrıca Karayipler'de üç adası bulunmaktadır.

Hollanda seyahatinizde konaklama yapabileceğiniz otellerin listesi için tıklayınız 

Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda, Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks ülkelerinden bir tanesini oluşturur. Hollanda'nın Rotterdam kenti, Avrupa'nın en büyük limanlarından biridir.
Hollanda meşruti monarşi ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Hollanda nüfus yoğunluğu fazla olan bir ülkedir. Ülke özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır.

Hollanda İle İlgili Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız 

Hollanda, Belçika, Lüksenburg

Lüksenburg
Avrupa'nın en küçük ancak  en zengin ülkesi .. Ankara'nın yüz ölçümünden çok daha  küçük yüz ölçümüne sahip olan ülke  Avrupa da son dukalığın da  temsilcisidir. Savunmasında 900 askerin bulunduğu bununda Nato'ya bağlı olduğu söylenmektedir. milli hasıla dünyada birinci sıradadır :)

Lüksenburg seyahatinizde konaklama yapabileceğiniz otellerin listesi için 

Lüksemburg, ortada ne kadar önemli uluslararası örgüt varsa (AB, NATO, Birleşmiş Milletler, OECD) hepsinde kurucu üye olarak en başta. Ülkenin aynı zamanda başkenti olan Lüksemburg şehri, Avrupa Birliği'nin Brüksel ile birlikte çok sayıda kurum ve kuruluşuna ev sahipliği yapıyor...

Lüksenburg ile  İlgili Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız 

 Hollanda, Belçika, Lüksenburg

Belçika
Benelüks ülkelerinden  biri olan Belçika , Carmen ve Latin Dünyasının  arasında olan Avrupa'nın en küçük ülkesidir. Avrupa birliği ve Nato ülkesi olan Belçika , Federal devlet yapısına  sahiptir .
Belçika, Fransa (620 km), Almanya (167 km), Lüksemburg (148 km) ve Hollanda (450 km) ile sınır komşusudur.

Belçika seyahatinizde konaklama yapabileceğiniz  otellerin listesi için tıklayınız 

Belçika federal monarşi, parlamenter sistem ve anayasal monarşi ile yönetilen 3 kantondan oluşan bir ülkedir. Başkenti Brüksel'dir. 4 Ekim 1830 tarihinde kurulmuştur. Ülkenin toplam nüfusu 10.825.000 (2010) kişi ve yüz ölçümü 30.528 km2'dir. Avrupa Birliği üyesi olan ülkenin para birimi Euro'dur.
Federal devlet yapısına sahip olup, Hollandaca'nın bir lehçesinin resmi dil olduğu Flaman Bölgesi (Vlaanderen), Fransızca'nın resmi dil olduğu Valon Bölgesi (Wallonie) ve her iki dilin de resmi sıfatını taşıdıkları Brüksel Başkent Bölgesi (Région de Bruxelles-Capitale)'den oluşur. Brüksel'de Fransızca ağırlıklı dil olduğu için Valon Bölgesi ve Brüksel yerel idaresi, ayrıca Communaute Française (Fransız Topluluğu - esasen, Fransızca dilli topluluk) olarak tanımlanan paralel bir oluşum içinde bazı konularda birlikte hareket ederler. Son olarak, tamamı Valon Bölgesi'nin sınırları içinde kalan ve Almanya sınırına komşu Almanca ana dilli küçük bir topluluk (Communaute germanophone), Valon bölgesine bağlı olmakla, bazı alanlarda özerkliğe sahiptir. B.B.
Belçika Yazımızın devamı için Tıklayınız 







16 Eylül 2016 Cuma

Dikili Aşıklar Şelalesi




İsmini ve keşfini  yeni duyduğum Aşıklar Şelalesini yazmak istedim .. İzmir'e  128 km mesafede Dikili İlçesine bağlı  Nebiler köyünde olan Şelale, bölgeye özellikle hafta sonları şehre mola vermek istediğimizde nefes alacağımız yerlerden biri, Nebiler köyü ile arasında 7 km mesafe bulunmaktadır.
Özellikle Ayvalık veya  Dikili seyahatlerinizde yol üzerinde kısa bir yolculukla ulaşabileceğiniz bu güzel yeri dağcılar keşfetmiştir, araştırmamda  bu güzel yerin bir de efsanesi olduğunu öğrendim..

Öncelikle hikayesinden başlayalım isterim. Bir rivayete göre, peri padişahının kızı Sümeyra, civar köylerden Yörük Ali'ye gönlünü kaptırır. Yörük Ali'de Sümeyra'ya. Ne var ki, peri padişahı kızını bir ölümlüye vermek istemez ve bu aşka izin vermez. İki aşık çaresiz kalır. Nebiler vadisinde ki koca çınarın altında her gün gizlice buluşur, hasret giderirler. Sonrada birbirlerine sarılır saatlerce ağlaşırlar. Bunu öğrenen peri padişahı bu aşka son vermek için askerleri ile birlikte aşıkların peşine düşer.

Amacı Yörük Ali'yi öldürmektir. Tam onları yakalamak üzereyken koca çınar yarılır ve aşıkları içine alır. Bu mucize karşısında peri padişahı insafa gelir. Ancak aşıklar aşklarının sonsuza kadar sürmesi için Tanrıya dua ederler. Tanrı'da onları kayalıklardan akan bir şelaleye çevirir. Aşkları sonsuza kadar sürer. Kızını sonsuza kadar kaybeden peri padişahı şelalenin yukarısında ki mağaraya çekilir, gözyaşları döker. Ağlama seslerini duyan çevre sakinleri mağaraya Ağlayan Mağara adını verir.

Hafta sonu nefesi olarak  değerlendirebileceğiniz bu güzel  yerde restoranda bulunmaktadır .. gözlemesinin güzel olduğu rivayet değildir ...:)

Nebiler Vadisinde görülecek  daha çok güzellikler var Şelale - Ağlayan Mağara- Ece Çağlayanı sıralayabiliriz.B.B.

Dikili'de Konaklama Yapabileceğiniz Otellerin Listesi İçin Tıklatınız 




















9 Eylül 2016 Cuma

9 Eylül İzmir'in Kurtuluşu








İzmir, Dünyanın en güzel  şehirlerinden  biridir Ülkemizin  vitrini, modern ve çağdaş yaşayış  tarzı ve kültürü ile  öne  çıkmış nadide şehri... Ege bölgesinin incisi gülen ve konuşkan insanları ile  misafir etmeyi seven İzmir .. 9 Eylül tarihi İzmir ve İzmir'liler için çok önemlidir, şehrin kurtuluşu ve  Anadolu'nun düşmandan  temizlenmesindeki  son noktadır  İzmir o günlere gittiğimizde "Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz sonucunda Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül'de Uşak'a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu'nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi.
Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00'da İzmir'e girdi. Yeniden Türk bayrağı Hükûmet Konağı ve Kadifekale'ye çekildi. Fransız deniz kuvvetleri bakanlığının aldığı haberlere göre, İzmir'e giren Türk birliklerinin düzgün davranış sergiledikleri belirtildi.Sonradan 9 Eylül günü, "İzmir'in Kurtuluş Bayramı" ilan edildi.
İzmir'in kurtuluşu ardından Mustafa Kemal Paşa, yabancı basını kabul ederek görüşlerini açıklamıştır. Bunun ardından 1 Ekim 1922 New York Times Gazetesi'nde o zamana kadar olan kendisiyle ilgili en geniş haber-yorum yayınlanmıştır. Gazetede tam sayfa çıkan bu haberde, 41 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa portresi ve "Küllerinden Doğan Türkiye" karikatürü de bulunmaktadır"
İzmir tarihinde  onlarca medeniyeti  içinde barındırarak  geliştirerek bugünlere  gelmiş Şehir , Amazon kraliçesinin aşkı olan Şehir ..B.B
İzmir ile ilgili detaylı bilgi için Tıklayınız














7 Eylül 2016 Çarşamba

Rotterdam'daki Yel Değirmenleri (Kinderdijk Bölgesi)








Hollanda'ya  tatil veya iş seyahatinizde görmenizi tavsiye edeceğimiz yerler den biridir Kinderdijk.. Rotterdama 15 km mesafede  olan Kinderdijk, Hollanda'nın Güney Hollanda eyaletinde, Rotterdam'ın doğusunda yer alan Nieuw-Lekkerland beldesine bağlı bir köydür

Kinderdijk, Lek ve Noord ırmaklarının birleştiği noktada yer alan polderin içinde bulunmaktadır. Bu alanın kurutulması amacıyla bölgede 1740'tan bu yana 19 yel değirmeni yapılmıştır. Bu değirmenler Hollanda'nın en büyük değirmen ağını oluşturmaktadır.
Hollanda'ya giden  turistlerin uğrak yeri olan yel değirmenleri 1997 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır. Unesco dünya miras listelerini izleyerek  bile  yeni  keşifleri oluşturabilirsiniz çünkü Dünyadaki en özel yerleri belirleme ve gelecek  nesillere miras olarak kalmasında önemli misyon üstlenmiştir ..

Kinderdijk Bölgesi Yürüyerek  neredeyse bir saatlik zaman da gezilebilecek alandadır .. iki nehrin arasında oluşundan dolayı kış aylarında ciddi soğuk ile karşılaşabilirsiniz  ancak  özellikle  kar yağışından sonra ki görüntüsü de hafızalardan gitmeyecektir .Bahar aylarında Lale bahçelerinin görselleri de bölgeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Yaz ayları Nehirdeki Nilüferler gezmeniz de iklim olarak çok daha rahat imkanlar sunmaktadır.  19 yel değirmenin içlerinden bir tanesi işler durumda ziyaretçilerini kabul etmektedir özellikle fotoğraf çekmeye meraklı iseniz bu bölge size muhteşem görselleri sunacaktır ....BB

Kinderdijk sözcüğü Felemenkçede "çocuğun seti" anlamına gelmektedir. 1421'de meydana gelen St. Elizabeth taşkını sırasında Grote Hollandse Waard sular altında kalmış, ancak Alblasserwaard polderi zarar görmemiştir. Bölgeye gittiğinizde sizlerinde hoşuna gideceğine inandığım manzarası ve 600 söylencesine göre, korkunç fırtına dindiğinde biri bu iki bölge arasındaki sete varmış ve kurtarılabilecek bir şeyin olup olmadığına bakmış. Uzaklarda bir yerde sallanan bir beşik görülmüş. İçinde canlı bir varlığın bulunma olasılığı yok denecek kadar az olan beşik, kişiye yaklaştığı sırada bir hareket görülmüş. Beşik biraz daha yaklaşınca bir kedinin onu su üzerinde dengede tutmak için sağa sola sıçradığı fark edilmiş. Beşik sete yaklaştığında sudan çıkarılmış ve içinde uyumakta olan bir bebek göze çarpmış. Bu öykü "The Cat and the Cradle" adıyla kitap haline getirilmiştir

Su tahliyesi tarih boyunca Hollanda'nın en önemli sorunlarından biri olagelmiştir. Ülkenin bazı bölümlerinin deniz seviyesinin altında olmasından ötürü sel tehdidine açık oluşu bu durumun en önemli nedeni olarak gösterilmektedir. 13. yüzyılda Alblasserwaard'da artan sorun, 'weteringen' adlı su kanallarının açılmasıyla çözümlenmiştir. Ne var ki, zaman içinde ırmak dibinde biriken kum, su düzeyinin yükselmesine neden olmuş ve polderleri kurutmak için yeni bir sisteme gereksinim duyulmaya başlamıştır. Bu amaçla yel değirmenleri kurulmuş ve polderde biriken suyun, kum miktarına bağlı olarak tahliye edilmesi planlanmıştır.

Tüm bu önlemlere karşın, tahliye sorunu tam olarak çözülememiş ve Hollanda'nın batı yakası sakinleri birçok su taşkını olayıyla yüz yüze gelmiştir. Bu taşkınların setlerdeki çatlaklardan kaynaklandığı sanılmaktadır. BB #tatilfikri

Hollanda Seyahatinizde Konaklama yapabileceğiniz oteller için Tıklayın