DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

31 Ekim 2016 Pazartesi

Hem Göl Hem Park






Avusturya’ da bulunan bir göl ilginç bir özelliğiyle görenleri şaşırtıyor. Bu göl hem park olarak kullanılıyor, yani sular çekilince kupkuru oluyor, hem de eşsiz bir göl olabiliyor. Tragoess’ te bulunan Yeşil Göl Hochschwab Dağlarının dibinde bulunuyor. Bu dağların tepesi karlarla kaplı. Çok soğuk ve sert geçen kış mevsiminde kupkuru olan bu göl havzası bir park haline geliyor. Sıcaklığın fazla olduğu aylarda ise Hochschwab Dağlarının tepesindeki karlar hızla eriyor ve bu havzayı dolduruyor.

Suyun yükselmesiyle de göl haline dönüşüyor. Soğuk sudan oluşan bu Yeşil Göl, yemyeşil bir görüntüye bürünüyor. Kış aylarında sadece 2 metre olan Yeşil Göl’ ün su seviyesi, karlar eridikten sonra 10 metreyi aşıyor. Haziran ayında maksimum seviyeye ulaşıyor ve temmuz sonuna kadar göl olarak varlığını sürdürüyor. Dalgıçlar için gözde bir mekan olan bu göl, sular yükseldiğinde suyun altında kalan banklar, yollar, ağaçlar vb. unsurlardan dolayı ilginç bir doğa olayını meydana getiriyor.

Özellikle  farklı yerlerde dalış yapmak  isteyenlerin  ve dalış tutkunlarının  unutamıyacakları  görselleri ve keyfi  sizlere yaşatmaktadır ...


Avusturya  seyahatinizde konaklama yapabileceğiniz  otellerin  listesi için tıklayınız









27 Ekim 2016 Perşembe

Zeytin Tadında Mudanya







Yeşil Bursa'nın kendi gibi güzel ilçelerinden biridir Mudanya,denizi havası ve balığının tadıyla, hafta sonu gezileri ve günübirlik tatilciler için Marmara Bölgesi'nde son yılların en çok tercih edilen yerlerden biri... Özellikle son yıllarda başlayan deniz seferleri ile İstanbullular'ın ve her daim Bursalılar'ın gözdesi olan bu şirin tatil beldesi her mevsim farklı güzellikler sunuyor ve yılın her dönemi tatilciler tarafından büyük ilgi görüyor.

Bursa'nın ilçelerinden biri olan Mudanya, Bursa merkeze sadece 28 km mesafede yer alıyor. Mudanya yalnızca Bursa'ya değil, İstanbul'a da ulaşım olarak oldukça kolay bir noktada bulunuyor. Hızlı feribot ile sadece 75 dakikada İstanbul'dan Mudanya'ya ulaşmak mümkün.

Tarım ve balıkçılığın başlıca geçim kaynağı olduğu Mudanya'da son yıllarda turizm de önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Yeşil dağların eteğine kurulu ve bozulmamış bir doğaya sahip olan Mudanya iyot ve oksijen yönünden oldukça zengindir. Son yıllarda sahip olduğu birçok değerle turizm alanında oldukça hızlı gelişme gösteren Mudanya, artık bir sanat şehri olarak da gelişiyor; Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ilk bölümünü Mudanya'da açtı.

Mudanya'da son yıllarda hızla gelişen turizmle birlikte ilçede birbirinden kaliteli oteller ve konaklama tesisleri de hizmete girmeye başladı.

Bursa Mudanya gece gündüz rahatlıkla dolaşabileceğiniz sahili ve doğasıyla keyifli zaman geçirebileceğiniz bir adrestir. Efsanesiyle bilinen Mudanya Yıldız Tepe, tarihi Girit Mahallesi, Mudanya Limanı, tarihi tren istasyonu gibi yerlerin ünü ilçe sınırlarını aşmış durumdadır.

Mudanya, yine Marmara Bölgesi'nin en çok sevilen tatil beldelerinden olan Tirilye, Zeytinbağı ve Mudanya Güzelyalı'ya da ev sahipliği yapıyor. Bu beldelere tatil yapmaya gelen ziyaretçiler Mudanya'yı gezmeden evlerine dönmüyorlar.

Sevimli mekanları, restore edilip turizme kazandırılmış tarihi konakları ve yapıları, sıcakkanlı insanları, kaliteli otelleri, yeşil ile mavinin buluştuğu doğası ve kolay ulaşım olanakları ile Mudanya mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir

Mudanya Seyehatinizde konaklama yapabileceğiniz otellerin listesini görebilmek için Tıklayınız 

Mudanya'nın Gezilecek Yerleri
Mudanya Mütareke Evi: Mudanya Mütarekesi'nin imzalandığı tarihi bina olan Mudanya Mütareke Evi, Cumhuriyet tarihinin en önemli sembollerinden biridir.

Mudanya Evleri: İtalyan mühendis Piçiretu tarafından planlanan Giritli Mahallesi'nde bulunan Mudanya Evleri, görülmesi gereken tarihi miraslarımızın başında gelir. Bu evlerin her biri eşsiz bir Mudanya manzarasına sahiptir. Evlerin bulunduğu mahallenin bir diğer adı da Mudanya Rum Mahallesi'dir.

Tahir Paşa Konağı: Mudanya'da Osmanlı döneminden kalan birçok konak vardır ve bunlardan biri de Mudanya Tahir Paşa Konağı'dır. Şükrüçavuş Mahallesi'nde bulunan konak iki katlıdır ve geometrik tavan süslemeleri, vitrayları ile muazzam bir yapıdır. Alt katı kütüphane olarak hizmet vermektedir.

Hasanpaşa Hamamı: Yaklaşık 400 yıllık bir tarihe sahip olan ve bölgenin en önemli tarihi yapılarından olan Mudanya Hasanpaşa Hamamı, Hasanbey Mahallesi'nde yer alıyor.

Kemerli Kilise: Tirilye'de yer alan bu tarihi yapı, duvarlarına resim yapılan ilk kilise olarak bilinmektedir. Mudanya Kemerli Kilise'yi gezmenizi öneriyoruz. Aynı zamanda Aydınpınar Köyü'nde bulunan Mudanya Apostoloi Kilisesi ve Dereköy'de bulunan Mudanya Dereköy Kilisesi de gezebileceğiniz bir diğer tarihi yapılardan.

Tirilye: Mudanya'ya gelenlerin mutlaka uğradıkları bu şirin belde özellikle balık restoranları ile anılıyor. Tarihi yapıları ile de gezginlerin ilgisini çeken Tirilye'de Tirilye Evleri'ni, Taş Mektep'i, Tirilye Çamlı Kahve'yi gezebilirsiniz.

Mudanya'ya yakın konumda bulunan Yıldıztepe'yi, Kumyaka'yı, Zeytinbağı'nı ve Bademli'yi de Mudanya gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Yol Üzerindeki Efsane
Kulaktan kulağa  dededen toruna gelen bu efsane Mudanya Yıldız tepeye çıktığınızda bu efsaneye konu olan 5 metre uzunluğunda ki kaya yı görebilirsiniz ... yüzlerce yıl evvelden gelen bu efsane  Kocakarı Kaylığı olarak bilinir .. bir köyden diğerine giden nene  torununun denize girmesi ile duru ve  torununu denize sokar  bu arada acıkan torununa hamur kızartmak için hamur hazırlar .. torunun tuvaleti gelmiştir  nenesi tuvaletini yaptırı ve  pişirmek için hazırladığı  hamurla torununun poposunu siler Tanrıda nimete yaptığı bu saygısıslığı görür ve on cezalandırı  bulunduğu yerde taş yapar, efsanedir  ama bölgede  yüzyıllardır anlatılır .. kaya çarşaflı dizçökmüş kucağında birini taşır vaziyette olan bir kadını anımsatmaktadır ...

Mudanya'ya  gitmek için bir çok nedenizin olacaktır .. ama en önemli neden tabiyki evlerii zeytini  ve temiz doğasıdır .... BB














www.tatilfikri.com.tr

26 Ekim 2016 Çarşamba

Cennetin Kıyısında Uyanmak







Yediburunlar Lighthouse Yeryüzü Uyandırma Oteli :)

Cennetin kıyısında uyanmak gibidir Ege'nin bakir kıyılarında uyanmak oksijenini solumak, Ülkemizdekş butik oellerin güzellikleri dünya listelerindedir, sizlere Fethiye'de  bulunan  Yediburunlar Lighthouse Yeryüzü Uyandırma Otelini yazmak  istedim...

Ölüdeniz ile Patara arsında kalan Yediburunlar pek az insanın bildiği tabiat harikasıdır. Akdeniz’in mavisi ile yemyeşil ormanların birleştiği cennet.

Eski zamanlarda Hiera Akra (Kutsal Burun) adıyla bilinen Yediburunlar, güneye doğru sırası ile Yedi burunbaşı, Kötü, Sancak İnkaklık, Yassı, Kılıç ve Zeytin burunlarından oluşmaktadır. Karaya doğru aniden yükselerek tepelere ve dağlara dönüşen burunlar arasında minik bakir koylar bulunmaktadır.

Her biri diğerinden ayrı bir renk cümbüşü verir. Bölgede ansızın patlayan fırtınalar nedeniyle buradan geçmekte olan gemicilerin açıktan seyretmeleri gerekmektedir. Karadan, ancak yürüyerek, denizden ise sadece teknelerle ulaşılabilen Yedi burunların en güzel kumsalı, ismini incir ağaçlarından almış olan Balartlı Karaburun ile Yediburunbaşı arasındaki Balartlı ve Sancak Koylarıdır. Doğa ile tarihin iç içe olduğu bölge antik yerleşmelerle de dikkat çekmektedir. Dodurga Köyü’ndeki Lykia yerleşmesi olan Sidyma, Sancak Limanı’ndaki Kalabantia ve Gavurağılı’ndaki on bir burçlu Pydnai zengin kalıntılar sunmakta. El dokuması halı ve kilimleri ile ünlü Yediburunlar Mahallesi’nin ucunda bulunan deniz feneri görülmeye değer. Sandak dağının eteklerindeki Zeytin Burnu’yla son bulur Yediburunlar. 18 kilometrelik muhteşem Patara Plajı’ndan Özlem Çayı ile ayrılmaktadır.

Bulunduğumuz yer Türkiye’nin ve belki de dünyanın en nefes kesici manzaralarından birine sahiptir, tarihi Likya yolu üzerinde ve denizden 600 mt yüksekliktedir.

Çevremiz  antik kentlerin büyülü atmosferi, arkamız Toroslar’ın heybetli görüntüsü, önümüz tam da  Ege ve Akdeniz’in  birleştiği noktada,  nefis kıvrımlarıyla gizli cennet Yediburunlar’ın turkuaz denizi ile sarıp sarmalanmıştır.

Avrupa’nın en gözde 100 küçük oteli listesine Türkiye’den giren 6 otelden biri şu an baktiğiniz oteldir.

En  iyi balayı otelleri arasında Türkiye’de 2.dir.

Otelimizde 3 özel oda olmak üzere toplam  11 oda bulunmaktadır. Tüm odalarında   Yediburunlar koylarının eşsiz deniz, dağ ve doğa manzarasına sahiptir.

Otel konsepti sabah, akşam yemeği dahil  1 oda  2 kişilik fiyattır.  Odada 3.kişi için ayrı fiyatlandırma yapılmaktadır.

Yemekler vejeteryan beslenmeye uygun mevsimine göre özenle seçilmiş yöresel sebzelerden günlük pişirilmekte ve açık büfe olarak servis edilmektedir.

Yediburunlar Lighthouse Yeryüzü Uyandırma Oteline Rezervasyon İçin Tık Tık :)

Otel Mart ayında açıkmakta ve Kasım sonuna kadar hizmet vermektedir.

Müşteri portföyünde gezginler, yürüyüşçüler, doğanın koynunda, sessiz,sakin tatil yapmak isteyenler, balayı ya da  kutlamalarını bu doğallıkla yaşamak isteyenler,  yoga, meditasyon gibi çeşitli kamplara katılmak ve deneyimlemek isteyenlerden oluşmaktadır. Türkiye’nin ve Dünyanın her yerinden doğa dostuna  kapılarını açıktır.

Doğa dostu olan otelin felsefesi  “Doğada yaşayan tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermektir.” Otelde,  çevrede gördüğümüz her türlü börtü böcek doğanın eşsiz dengesini devam ettirmek için orda olan sevimli küçük arkadaşlarıdır, onlar ne pislik, ne de yok edilmesi gereken “şeyler” değildir.

2012 yılından itibaren yoga stüdyo bölümünü  inşa edilmişn olup   “şifa kapısı” ile adlandırılmıştır. Her yıl başta yoga kampları olmak üzere çeşitli konularda her biri konusunda uzman, deneyimli hocaları ile organizasyonlar düzenlenmektedir...

























www.tatilfikri.com.tr

25 Ekim 2016 Salı

Ege'nin Suskun Kızı Midilli






Ege Denizine  kuşbakışı  baktığınızda çınar yaprağı  görüntüsündeki ada dır Midilli .. Yunanistan'ın üçüncü büyük adasıdır . Osmanlı’da “imparatorluğun bahçesi” olarak anılan ada zeytinden uzoya, kurabiyesinden deniz ürünlerine bir lezzet cenneti.Güzellikleri  tatları ve festivalleri ile Midilli keşfedilmeyi bekleyen bir güzelliktir ...

Anadolu sahillerinden yüz binlerce yıl önce kopmuş Yunanistan’ın en büyük üçüncü adası Midilli’deyim. Bir şölene mi gidiyorum yoksa lezzet avcılığına mı? Aklım meyhanelerde, mezelerde, buz gibi uzolarda. Ada çok yakınımızda olup uzak kalmış bizlerden yıllarca. Mübadelenin acılarını silerken yeni nesiller, yakınlaşmışız birbirimize. Ayvalık’a 1.5 saat uzaklıktaki Midilli nice isimler yetiştirmiş, kimler gelmiş kimler geçmiş: Sapho, Namık Kemal, Barbaros Hayrettin, Odiseas Elitis... Tekne Mitilini’ye indiriyor bizi, adanın en büyük şehrine, Yunanistan’ın görkemli 10 şehrinden birine. Ege’ye atılmış bir çınar yaprağı gibi görünür haritalarda Midilli, ama gerçekte zeytin yapraklarıyla kaplı her köşesi. Zeytin bitiyor, çam ormanları, yetmedi mi kestane ağaçları, makilik alanlarda nefis kokular doluyor arabama, tabii anason bu! Yer yer kekik karışıyor anasona. 20’nci Yüzyıl başlarında ekonomide doruklarda olan ada, şehir ve köy modeli arasında özel bir bağ oluşturmuş.

KADINLAR YEREL LEZZETLERİ KORUYOR
Şehirleşme devam ederken, gelenek dışlanmamış, yerel ürünlerine üretimlerine sahip çıkmış tüm adalılar, özellikle kadınlar. Ada genelinde 17 adet Kadın Zirai Turizm Kooperatifi var. Kadın arkadaş gruplarının ekonomiye ve yerel ürünlere katkısının güzel bir örneği. Ürettikleri reçel, helva, kurabiye, peksimet, tatlı, susam şekeri, lokum, makarna, erişte, tarhana, salça, sirke, şurup, likörle aile bütçesine katkıda bulunmanın yanı sıra, turistleri yerel ve kaliteli lezzetlerle tanıştırıyorlar... Kadın kooperatiflerini en küçük köyde bile bulmanız mümkün. Mitillini merkezinde birkaç dükkanları var.
Midilli gastronomisi Anadolu kıyılarıyla kardeş olsa da ayrıldığı noktalar pişirme yöntemleri ve kullanılan malzemeye göre çeşitlendiği için damak tatları da biraz farklılaşıyor. Ada mutfağının en önemli malzemesi hafif kokulu zeytinyağı, sonra taze balık, ıstakoz, ahtapot, deniz ürünlerinin envaisi, tuzlama sardalya balığı, otlaktan beslenen hayvanların sütünden yapılan yoğurt, yağ ve lor peyniri, tereyağı) badem ezmesi, helva ve reçeller, uzo ve eşlikcisi zengin mezeler. Kokulu baharatların ölçülü kullanımıyla doğal malzemeyle yapılmış ev yemeklerini adanın her yerinde rahatça bulabilirsiniz. Zaten Osmanlı döneminde ada “imparatorluğun bahçesi” olarak adlandırılmış. Ada mutfağı, Akdeniz tarzı beslenmeyi en iyi temsil eden mutfaklardan. Lezzetler net, turistik mutfak henüz sarmalamamış Midilli’yi.
Gündüz sakin, deniz-doğa-tarihle baş başa, gece enerjik keyifli, geleneksel lezzetlerle dolu adayı gezmek için üç gün ayırmanızı öneririm.

UZO DEYİNCE PLOMARİ
Yunanistan’ın içtiği uzoların yüzde 60’ı, en lezzetlileri adanın Plomari kasabasında üretiliyor. Adanın en leziz zeytinyağları da Plomari’den. Barbayani Ailesi 150 yıldır üretimde, adanın en ünlü markası. Uzo yapımında bizim rakılarımızda kullanmadığımız yıldız anason ve değişik bitkiler kullanılıyor, üretim direkt üzümlerin damıtılmasından yapılmıyor. Damıtma veya ıslatma yoluyla anason tohumları, yıldız anason, rezene, kakule, mısır, melekotu, kişniş gibi tohumlarla aromalandırılmış olan alkolün harmanlanması ile üretiliyor. Adada birçok aile kendi uzosunu üretiyor, her bir markanın tamamen farklı özellikleri var. Bu da kullandıkları değişik aromalı bitki karışımından kaynaklanmakta. Uzoya meze olarak tuzlanmış sardalya, kurutulmuş ahtapot, fava öneriyor adalılar. “Bütün zeytin çeşitleri de uzo için mükemmel bir mezedir, zeytinleri az miktarda uzoya ve zeytinyağına bastırın, kırılmış kişniş tohumlarına bulayın limon dilimleriyle servis yapın” diyorlar. Midilli’de uzo genelden yemekten önce mezelerle içilir. Bence uzo en çok güneşte kurutulmuş, kendi suyunda kömürde pişirilmiş düğmeli ahtapotun yanına yakışıyor. Midillililer sade, limonsuz, yağsız, asla kaynatılmamış geleneksel şekliyle servis ediyorlar ahtapotu. Her sahil kasabasında ipe serili olarak görebilirsiniz ahtapotları. Haşlanmadığı için daha sert, düğmeleri kıtır.

MOLIVOS’UN AHTAPOTU KALLONI’NİN SARDALYESİ
Çanakkale kıyılarındaki Assos kasabasının Ege’nin diğer ucundaki devamı Molivos. Aynı coğrafyanın izini sürerek denize tepeden bakan teraslarda güneşi batırmanızı tavsiye ederim, tabii uzo ve mezelerle. Octopus Restoran sahilde, ahtapotunu tadın. Sabah taze yakalanmış, güzelce tuzlanmış, akşama da üzerine biraz zeytinyaği gezdirilip limon sıkılmış çiğ sardalyelerden tatmalısınız.
Sonra yönünüzü Kalloni’ye çevirin, burası aynı zamanda sardalya balıklarının koruma alanı. Roma imparatorlarının ünlü şölenlerinin vazgeçilmez mezesi Kalloni sardalyeleri, yüzyıllardır Midilli Adası’nın en önemli ihraç ürünü.
Mantamados Midilli’nin en özel kasabalarından biri. En iyi tarhana, kaliteli bal, zeytinyağli peynirler, lezzetli yoğurtlar, tereyağları burada. Mantamados Manastırı içindeki kafeteryada ünlü koyun yoğurdunu ve lokmasını yiyebilirsiniz. “Manastır Panayırı” zamanı sığır etiyle pişen keşkek ibadet edenlere ücretsiz olarak ikram edilmekte.

Adanın en yüksek köşesindeki Ayasos, tatlı kestanesiyle ünlü.Ekimde yolunuz bu köye düşerse “Kestane Festivali”yle karşılaşacaksınız. Koca kazanlarda haşlanan kestanenin tadına doyamayacaksınız.

Merkeze 23 kilometre uzaklıktaki Papados’da onarım görmüş zeytinyağı müzesini, adanın kuzeyinde Aya Paraskevi’deki Lesvos Zeytinyağı Üretim Endüstrisi Müzesi gezmeğe değer noktalar.

Midilliye  gitmek  çok zor ve  zahmetli değil  her gün Ayvalık'tan feribotlar kalkmaktadır . 1.5 saat süren  deniz yolculuğundan sonra  Midilli'ye ulaşıyoruz ...

Kuzey Ege  keşfinizde 2-3 gününü Midilliye ayırmanızı tavsiye  ederim

Midillide konaklama yapacağınız otellerin listesi için Tıklayınız