TATİL FİKİRLERİ - KİRALIK ARAÇLAR - OTELLER - GEZİLECEK YERLER - ŞEHİR BİLGİLERİ - FESTİVALLER - EKONOMİK OTELLER - TATİL KÖYLERİ - RENT'A CAR

Bu Blogda Ara

Booking.com

Geleneksel Tatlılarımız







Eski Tarihlerden beri dünya çapında bilinen ve beğenilen bir yemek kültürüne sahip olan Türk mutfağı söz konusu olunca, akla gelen ilk şeyler kebaplar ve o meşhur tatlıları dır. Türk mutfağı, Osmanlı sarayından sokaktaki insana kadar, yer ve zamana göre farklılaşmakla birlikte pek çok muhteşem lezzeti içinden çıkarmış, bu lezzetleri dünya yemek kültürüne hediye etmiştir. Peki bu tatlıların arkasındaki hikâyeleri, yapımında kullanılan malzemeleri ve diğer özelliklerini tam olarak biliyor musunuz?

Geleneksel Türk tatlılarına biraz daha yakından bakmak istiyorsanız, yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. İşte en çok bilinen ve sevilen bazı Türk tatlıları ve onlar hakkında bilmediklerimiz:

Aşure: İslam’da dini bir yeri de olan aşure, pek çok farklı gıda malzemesini bir araya getiren özgün bir lezzettir. Her ne kadar Türk mutfağında yer alsa da birçok ülkede yapılan bir tatlı olan “aşure”, Arapça “on” anlamına gelen bir kelimeden gelmektedir. Bu yüzden hâlâ on malzeme kullanılarak yapıldığı yerler vardır. Ayrıca Hicrî takvimde Muharrem ayının 10. gününe rast gelen ve bazı kesimlerce bu günün pek çok farklı dini olayın gerçekleştiği gün olarak kabul edilmesi nedeniyle Aşure Günü’nde yapılır ve dağıtılır. Kültürler arası etkileşim sayesinde Ermeni, Rum ve Yahudi mutfak kültüründe de farklı şekillerde yer almaktadır. Su, buğday, nohut, toz şeker, fasulye, pirinç, nar, çam fıstığı, badem, tarçın, susam, ceviz gibi meyveler, kuruyemişler ve baharatla yapılır



Baklava: Ortadoğu’dan Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bilinen ve sevilen bir tatlı olan baklava, birçok ülke tarafından sahiplenilmek istenmiştir. Buna karşın, sözcüğün Türkçe kökenli olduğu bilinmektedir. “bağlamak, sarmak” anlamındaki Eski Türkçe kökenli “baγla” kelimesine Türkçe fiil eki olan “-v” harfinin eklenmesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Bugünkü şeklini ve lezzetini Osmanlı saray mutfağından alan baklava, AB Komisyonu tarafından 2013 yılında Türkiye adına tescil edilmiştir. Anadolu’da en çok Gaziantep’te yapılan baklava sevilirken, diğer bölgelerde baklavada kullanılan iç malzeme olan antep fıstığı yerini cevize, fındığa ya da susama bırakabilmektedir. Bir baklavanın iyi yapıldığı en çok renginin altın sarısı olup olmamasından, ısırıldığında çıkan çıtırtıdan, şerbetinin kıvamından ve açılan yufkaların incelediğinden anlaşılır.



Muhallebi: Osmanlı mutfağının en önemli tatlılarından olan muhallebi, tarihte Osmanlı Sarayı ve saray çevresi tarafından oldukça sevilen bir sütlü tatlıydı. Tarihte farklı şekillerde yapılan muhallebi, içine tavuk göğüsü konularak sunulurdu. Sonraki dönemlerde bu uygulama yaygınlığını yitirdi ve muhallebiye tavuk göğüsü koymak tercihe bağlı bir hâle geldi. Muhallebi günümüzde; damla sakızlı, limonlu, balkabaklı, çikolatalı, elmalı gibi pek çok farklı şekilde yapılmaktadır.



Kazandibi: Süt, şeker, nişasta ve pirinç unu ile yapılan kazandibi tatlısında, pişirilen muhallebi tepsiye dökülür ve ateş üzerinde kızartılır. Tabağa ters olarak konulan kazandibi parçaları, isteğe göre pudra şekeri ya da gül suyu gibi malzemelerle de süslenebilir.



Sütlaç: “Sütlü aş” sözcüğünden türeyen sütlaç, geleneksel Türk tatlılarının en bilinen ve yaygın olanlarından biridir. Temel olarak pirinç, süt ve şeker ile yapılır. Damak zevkine göre değişmekle birlikte, daha çok pirinçleri tane tane olan ve tadıldığında pirinç tanelerinin hissedildiği büyüklükte olan sütlaçlar tercih edilir. Türk mutfağındaki en yaygın sütlü tatlılardan olan sütlaç, o kadar popüler olmuştur ki sadece Anadolu’da değil, Avrupa’nın belli ülkelerinde bile farklı isimler altında da olsa yapılmakta ve tüketilmektedir. Ayrıca sütlacın fırında sütlaç olarak bilinen ve bir güveçte, fırında pişirilen türü de mevcuttur.



İrmik Helvası: İrmik, yağ, un ve şekerden yapılan irmik helvası, geleneksel Türk tatlıları arasında vazgeçilmez bir diğer tatlıdır. Genelde sıcak olarak servis edilen irmik helvası, özellikle çay saatlerinde ve ana yemek sonrası yapılan tatlı servislerinde tercih edilen ve sevilen bir tatlıdır. Son dönemlerde üzerine dökülen çikolata soslu haliyle de popüler tatlımız dır...



Zerde: Sarı renkte olmasıyla görünüm açısından da dikkat çeken bir Türk tatlısı olan zerde, Gaziantep’ten Edirne’ye kadar uzanan geniş bir Anadolu coğrafyasında yaygın bir şekilde bilinmektedir. Pirincin yanına çam fıstığı, kuş üzümü vb. özgün malzemelerle hazırlanan zerdeye rengini veren safran da katılır. Dilerseniz zerdeyi fıstık, ceviz, nar vb. malzemelerle de süsleyebilirsiniz.



Keşkül: Osmanlı mutfağında sevilen ve saray sofrasında da sık sık kendine yer bulan keşkülün hikâyesi oldukça ilginçtir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde farklı kılıklarda halkın arasına karışan ve dilencilikle para toplayan bazı kadılar, bu parayı Hindistan cevizi kabuklarında, yani keşküllerde saklarlar ve bunlarla fakir halka, bugün “keşkül” olarak bilinen tatlıyı yaptırıp dağıtırlarmış. Böylece hem halkı dinler hem de onlara yardım etmiş olurlarmış. Zaten tatlının adı da buradan gelmektedir. Böyle ilginç bir tarihsel öyküye sahip keşkül; badem, Hindistan cevizi, süt, şeker, yumurta sarısı ve unla yapılır.


Höşmerim: Peynir helvası olarak da bilinen höşmerim, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ şehirlerinin en önde gelen yöresel lezzetlerindendir. Öyle ki Evliya Çelebi’nin gezilerinde gördüklerini anlattığı ünlü eseri Seyahatname’de bile kendine yer bulmuştur. Seyahatname’de höşmerim tatlısının, Balıkesir’e yerleşen Türkmenler’de görüldüğü belirtilmiştir. Bununla birlikte höşmerim, yukarıda belirtilen şehirlerin her birinde farklı şekilde yapılmakta ve doğal olarak birbirinden az ya da çok farklı lezzetlerde de olmaktadır. İrmik, şeker, su, süt, yağ, peynirden yapılan höşmerim, erimiş peynir içerdiğinden, Türk mutfağı tatlıları arasında özgün bir yere sahiptir.



Tavukgöğsü: Türk mutfağına sonradan girmesine rağmen zamanla geleneksel Türk tatlıları arasında kendine yer açan tavukgöğsü, aslında önce Roma İmparatorluğu, sonra Bizans İmparatorluğu’nda bilinen bir tatlı olduktan sonra nihayet Osmanlı mutfağına da geçmiştir. Bu dönemlerde gerçekten de içinde tavuk göğüsü olan bir sütlü tatlı olan tavukgöğsü, zamanla daha ekonomik ve kolay yapılabilmesi için etsiz olarak da hazırlanmaya başlanmıştır. Hatta Türk mutfağında dibi yakılarak da servis edilmeye başlanmış ve bunun sonucunda kazandibi adında yeni bir tatlı daha bulunmuştur. Bu yüzden kazandibi ile tavukgöğsü birbirine oldukça benzer tatlılardır.



Un Helvası: Helvanın geleneksel Türk tatlıları arasında ve Türk mutfağında özel bir yeri vardır. Bu nedenle, Osmanlı sarayının mutfak kayıtlarında ismi en çok geçen tatlılardan olmasına da şaşırmamak gerekir. Kökü, Arapça’da “tatlılar” anlamına gelen “hulviyyat” kelimesinden gelen helva ismi, Osmanlı kültüründe ise özel olarak bu tatlıya verilmiştir. Helva aynı zamanda, doğumlarda ve cenazelerde dağıtılması sebebiyle, Türk mutfağında ve Türk kültüründe toplumsal bir yere de sahiptir. Özellikle biri öldüğünde, onun ardından helva dağıtılması bir anma ve hayatını kaybeden için bir saygı gösterisi olarak kabul edilmektedir. Farklı şekillerde yapılmasından dolayı pek çok türü olan helvanın, yaygın olarak yapılan ve Anadolu kültüründe en çok bilinen hâli un helvasıdır. Un, su, şeker ve tereyağı kullanılarak yapılan un helvası, özellikle bayramlarda ve önemli dini günlerde yapılır; akrabalara, tanıdıklara ve aile üyelerine dağıtılır. Un helvası genelde çay ile birlikte servis edilir



Kadayıf: Kadayıf, un-su karışımından elde edilen ince tel şeklindeki hamurlardan yapılan geleneksel bir Türk tatlısıdır. Balkanlar ve Orta Doğu bölgelerinde de bilinmektedir. Tatlıya, hamurunun yumuşaklığı nedeniyle, Arapça’da “kadife” kelimesinin çoğulu olan “kadayıf” ismi verilmiştir. Kadayıf hamuru, yarı işlenmiş hâlde temin edilen bir malzemedir. Şerbetli bir tatlı olan kadayıf, hamurunun içine ceviz veya fıstık konularak hazırlanır ve fırında kızartılarak pişirilir. Şerbetinin ölçülü bir miktarda dökülmesi ve pişirilme süresi, kadayıfta ideal lezzeti yakalamakta etkilidir. İsim benzerliği nedeniyle ekmek kadayıfından ayrılması için tatlıya “tel kadayıf” da denilmektedir.