TATİL FİKİRLERİ - KİRALIK ARAÇLAR - OTELLER - GEZİLECEK YERLER - ŞEHİR BİLGİLERİ - FESTİVALLER - EKONOMİK OTELLER - TATİL KÖYLERİ - RENT'A CAR

Bu Blogda Ara

Booking.com

30 Eylül 2018 Pazar

Gitmenin Tarihi İzmir Key Müzesi






Kışın gelişi ile  yoğun ve  stresli mesai dönemleri   kendini göstermeye başladı,çoğumuzun uzun tatil planları yaz döneminde ama hafta sonları var :)  İzmir ve çevresindeyseniz  pazar gününüzü değerlendirme de güzel bir fikir olarak  gördüğüm Key Müzesi Gitmenin Tarihi...


Keşfinden  beri şekli hiç değişmeyen tarihin en  önemli buluşudur  tekerlek, Uçağa bindiğimde hisseliğim düşündüğüm buluştur,uzay mekikleri bile ilk keşif tekerlek olmasaydı  nasıl iniş yapacaklardı?...Size bu yazımda İzmir'in ilçesi Torbalı'da bulunan Key Müzesinden bilgiler vermek istedim.. Hafta sonu tatilinize  tatilfikri olsun istedim.Arabaların 100-150 yıllık gelişim serüveninde ki yolculuğu ve bu yolculuktaki modellerin sergisi yer almaktadır.Dünyaca ünlü ve otomotiv sektöründe ön sırada olan  markanın ilk ürettiği arabaların modellerini  ve bir çok yaşanmış hikayelerde bazen otomobil efsane olmuştur hikayelerin sahiplerini görme şansına sahip olacaksınız . Babaların oğullarına  beklide hafta sonunda  geçireceği zamanların en özelini oluşturacaksınız .
Key Müzesi (Torbalı İzmir)
Murat Özgörkey ve Selim Özgörkey Kardeşlerinin koleksiyon ve eskiyi tamir etme merakları ile başlayan serüven 7000 metre karelik bir alanı  müze haline getirmişlerdir.
MERCEDES-BENZ, CADILLAC, FORD, BMW, PORSCHE VE MINI gibi markalardan oluşan 130 araba, bir tutku olan ve 19.Yüzyıldan bugüne kadar gelen 40 motorsiklet markası,1900 yıllarından bugüne gelen 300 araba aksesuarları,2500 tane araba maketi 100 yıllık  serüvende benzin istasyonları aksesuarları sergilenmektedir Özellikle beylerin zevkle gezeceklerini düşündüğüm Key Müzesi İzmir'in Torbalı ilçesinde bulunmaktadır.#tatilfikri
Müze Pazartesi ve Salı günleri hariç 10:00 - 17:00 saatleri arası açıktır
Key Müzesi Adresi :Çapak Mah. Özgörkey Cad. No:5
Torbalı / İZMİR
Tel :+90 232 850 35 00 www.keymuseum.com


Berrin Boyacıoğlu



















26 Eylül 2018 Çarşamba

Japonya Gençlik Gemisi






Japonya Hükümeti tarafından hazırlanan  güzel bir proje. Dünya gençlerinin bir araya getirilmesi ve karşılıklı diyaloglar la kültür öngörü ve gençlik enerjisinin karşılıklı alışverişi,

JAPONYA DÜNYA GENÇLİK GEMİSİ PROGRAMI BAŞVURULARI BAŞLADI
Japon gençleri ile diğer ülke gençleri arasındaki dostluk ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesine katkıda bulunmak, gençlerin diğer kültürleri öğrenmelerine fırsat tanımak amacıyla Japon Hükümeti tarafından “Dünya Gençlik Gemisi” Programı gerçekleştirilmektedir.

Program, 15 Ocak- 1 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olup yaklaşık 50 gün sürecektir. Programa katılmak isteyen adayların, başvuru formunu elektronik ortamda doldurarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne e-posta (genclikcalismalari@gsb.gov.tr) ile, 7 Ekim 2018 saat 24.00’e kadar göndermeleri gerekmektedir.

Ayrıntı bilgiyi Gençlik ve Spor Bakanlığının sayfasından alabilirsiniz Tıklayınız 

23 Eylül 2018 Pazar

Marmaris Bozburun



İsmini dağların renginden alan Bozburun Marmaris merkezine 50 km  güney batı kısmında yer alır .. Selimiye, Hisarönü, Bozburun bu bölgenin yıldızları gibidir . Tarihi Karya medeniyetlerine kadar inen Bozburun Anadoluya Türklerin gelmesi ile  Türkmenlerin yerleştiği yer olmuştur. gözlerinin çekik olması türkmen oluşlarındandır . Bozburun balıkçılık tekne yapımı ve turizmle geçini oluşturmaktadır . Bozburunda tatil  marmaris merkeze nazaran sakindir özellikle  bu sakinliği seven butik konseptinde konaklayan  gezginlerin terciğindedir .. Tekne yapımı dendiğinde Mavi yolculuk akla gelir . Bozburun mavi yolculuk rotalarınında  vazgecilmez yerlerinden biridir . Bozburun özellikle gün batımında güneş ışınları ile  dağlarının rengi bakır rengini alır ve muhteşem görüntüler oluşturur.
Sakin  balıkçı lokantaları  bölgenin en güzel  balık menülerini misafirlerine sunmaktadır . Bozburun'da  deniz ve güneş ayrı br güzel parlamakta ve huzur vermektedir . 

Berrin Boyacıoğlu 






















































Tatil ve tüm seyehatlerinizde yurt içi ve  yurt  dışı zengin otel seçenekleri için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz
https://www.instagram.com/tatilfikri

22 Eylül 2018 Cumartesi

Türkiye'de Termaller & Tedavileri





















Ülkemizin tüm bölgelerinde ve illerinde  termal şifalı suları bulunmaktadır. Sağlık ve şifa veren bu termaller özellikle kış aylarında tatil planlamalarında  “TATİLDE SAĞLIK “ diyerek  bedeninizi dinlenmeye alır  şifalı suları ile   fiziksel ve ruhsal tedavi edici özellikleri misafirlerine sunar…
Peki ülkemizdeki bu şifalı suları ve termalleri ne kadar tanıyoruz, rahatsızlığınızın tedavisinde  hangi termale   gideceğinizi biliyor musunuz? Termal tatillerinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu gitmeden önce doktora danışmanız dır. Termaller tatil için iyi bir seçenektir ancak unutulmaması gereken konu herkes termal suya  girebilir mi ? Aşağıda konu ile ilgilide  bazi bilgiler yer almaktadır .






















Afyon-Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi: Afyon’a 22 km. uzaklıkta, Eskişehir karayolu ve demiryolu güzergahları üzerindedir. Su sıcaklığı: 40-71 derecedir. Romatizmal, kalp ve dolaşım sistemi, böbrek ve idrar yolları, karaciğer, safrakesesi, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, kireçlenme ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.





























Afyon-Sandıklı-Hüdai Termal Turizm Merkezi : Sandıklı İlçesi’ne 7, Afyon’a 66 km. uzaklıktadır. Su sıcaklığı 70 derecedir. Romatizmal hastalıklar, ağrılı sendromlar, kalp ve kan dolaşımı hastalıkları, eklem-kireçlenme rahatsızlığı, sinir ve kas yorgunluğu, kadın hastalıkları tedavileri için gidilmektedir.




















Afyon-Ömer ve Gecek Termal Turizm Merkezi: Afyon-Kütahya karayolu üzerinde, Afyon’a uzaklığı 15 km. uzaklıktadır. Su sıcaklığı 51-98 derecedir. Romatizmal, deri, kalp ve kan dolaşımı, sindirim, eklem ve kireçlenme, karaciğer, safrakesesi, beslenme bozukluğu, sinirsel ve kadın hastalıklarını tedavi amacıyla tercih edilmektedir.





























Ankara-Kızılcahamam Termal Turizm Merkezi: Kızılcahamam İlçesi’ndedir. Su sıcaklığı kaplıca kaynağında 47 derecedir. İçme kürleri; karaciğer, safra kesesi, mide, bağırsak ve metabolizma hastalıkları için, banyo kürleri ise; kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma için uygulanmaktadır.




















Balıkesir-Gönen Termal Turizm Merkezi :Gönen İlçesi’nde, Gönen çayı kenarındadır. Su sıcaklığı 52 derecedir. İçme kürleri; karaciğer, safra yolları, böbrek fonksiyonları için, banyo kürleri ise; romatizma, kırık sekelleri, ağrılı ve iltihaplı kadın hastalıkları, kalın bağırsakların ağrılı, spastik iltihapları, damar sertliği, nörolojik ve vasküler komplikasyon sekelleleri ve nekahet dönemleri için uygulanmaktadır.
























Bursa-Çekirge Termal Turizm Merkezi : Bursa’nın Çekirge mevkiindedir. Su ısısı 47-78 derecedir.
Banyo kürleri; romatizmal sendromlar, hareket sisteminin diğer ağrılı hastalıkları, kronik iltihaplı ve ağrılı kadın hastalıkları, damar tıkanıkları için uygulanmaktadır. İçme kürleri ise; karaciğer, safra yolları, hafif diabet, kriz devrelerinin dışında gut hastalığı, kanda fazla miktarda yağ birikintileri görülen şişmanlıklar için uygulanmaktadır.




























Bursa-İnegol Oylat Termal Turizm Merkezi :Bursa’nın İnegöl İlçesi’nin 27 km. güneyindedir. Suyun ısısı 40 derecedir. Şişmanlıkta etkili olduğu belirtiliyor.



























Çanakkale-Ezine-Kestanbol Termal Turizm Merkezi :Çanakkale’nin Ezine İlçesi’ne 15 km. Marmara Denizi’ne ise 2 km. uzaklıktadır. Suyun ısısı ana kaynakta 67 derece, çamur suyunda 68 derecedir. Banyo, çamur banyosu, inhalasyon, serpinti kürleri ile iltihaplı kadın hastalıkları, romatizma, siyatik, kireçlenme, bazı kemik tüberkülozlarında etkili olduğu belirtiliyor.






























Denizli-Pamukkale Termal Turizm Merkezi: Ege Bölgesinde, Denizli ilinin 20 km. kuzeyinde, tarihi Hierapolis harabelerinin yanındadır. Suyun Isısı: 33-35,5 derecedir. İçme kürleri; sindirim sistemi, özellikle mide, bağırsak, karaciğer, safra yolları fonksiyon bozuklukları, safra kesesi ve safra yollarının kronik iltihapları, taşları, şişmanlık, diyabet, gut için uygulanmaktadır. Banyo kürleri ise; dolaşım sistemine ait hastalıklar, kalp, beyin ve atar damarlardaki iskemik sendromlar, damar sertliği, tansiyon değişimi, bronşiyal astım vakalarında uygulanmaktadır.




























Eskişehir-Sarıcakaya-Sakar Termal Turizm Merkezi: Eskişehir’e 33 km. uzaklıkta Sarıcakaya ilçesindedir. Su ısısı 35 derecedir. Diyabet, şişmanlık, gut gibi hastalıklarda kanda birikmiş unsurları, bu arada şeker ve yağları temizlediği, asit ürik fazlalığının idrarla atılmasını sağladığı, böbrek taşlarının büyümesine engel olduğu ileri sürülmektedir. 




























İzmir Balçova (Agamemnon) Termal Turizm Merkezi : Adnan Menderes Havalimanına 25 km., kent merkezine ise 8 km. uzaklıktadır. Kaynak ve kuyu sularının sıcaklığı 45-140 derece arasında değişmektedir. Romatizmal hastalıklar, sindirim sistemi, göz hastalıkları, metabolizma bozuklukları, karaciğer-safra kesesi hastalıkları, dolaşım ve kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıklarına iyi geldiği ileri sürülmektedir.






















İzmir-Çeşme-Sifne Ilıca ve İçmeleri : Çeşme İlçesi’nin 6-7 km. doğusundadır. Su sıcaklığı 42
derecedir. Banyo ve çamur kürlerinin romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olduğu, içme kürlerinin ise müshil etkisi yaptığı, karaciğer, safra kesesi ve pankreasın salgı faaliyetini hızlandırdığı belirtilmektedir.

























Konya-Ilgın Termal Turizm Merkezi:Konya’ya 88 km. uzaklıkta, Ilgın ilçesinde, Ilgın-Akşehir
yolunun ikinci kilometresinde bulunmaktadır. Su sıcaklığı 42 derecedir. Romatizmal sendromlar, karaciğer, safra yolları, metabolizma hastalıklarının tedavisinde faydalanılmaktadır.


























Kütahya-Harlek (Ilıcaköy) Termal Turizm Merkezi: Kütahya-Eskişehir yolu üzerinde, Kütahya’ya 27 km. uzaklıktadır. Su sıcaklığı 25-43 derece arasındadır. Romatizmal hastalıklar, karaciğer, safra yolları ve cilt üzerinde etkili olduğu belirtilmektedir.

















Manisa-Demirci-Hisar Kaplıcaları ve Termal Tesisleri: Demirci ilçesine 4 km. mesafede bulunan
Hisar Kaplıcalarının çeşitli romatizmal hastalıklarda, metabolizma hastalıklarında ve mide-bağırsak hastalıklarında tedavi maksatlı kullanılmaktadır. Su sıcaklığı 37-48 derece arasında değişmektedir.


























Muğla-Köyceğiz-Sultaniye Termal Turizm Merkezi: Köyceğiz Gölü’nün batı sahilinde ve Ölemez Dağı’nın eteklerindedir. Su sıcaklığı 42 derecedir. Romatizmal hastalıklar, cilt, kan dolaşımı, kalp hastalıkları, solunum yolu, sinir sistemi böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve nekahet dönemlerinde etkili olduğu belirtilmektedir.

























Samsun-Havza Aslan Ağzı-Kızgözü Kaplıcaları: Samsun Ankara karayolu üzerinde, 85. kilometrededir. Çeşitli romatizma, kırık-çıkık sekelleri ve mevzi ağrıları, sinir, mide, bağırsak, metabolizma, kansızlık gibi hastalıklara iyileştirici etki yaptığı söylenmektedir. Su sıcaklığı 56 derecedir.




















Sivas-Kangal Balıklı (Yılanlı) Çermik: Sivas’a bağlı Kangal İlçesi’nin 17 km. kuzeydoğusundadır. Su sıcaklığı 36 derecedir. Vücuttaki yara, sivilce, egzama, sedef gibi cilt hastalıklarına karşı tercih edilmektedir.






































Tuzla Kaplıcaları Sağlık ve Turizm Tesisleri: E-5 Karayolu’nun 400 m güneyinde, sahil yolu üzerindedir. Sabiha Gökçen Havalimanına 17 km mesafededir. Romatizmal hastalıklar (romatoid artrid), kireçlenmeler, kadınlarda görülen fonksiyonel kısırlık ve iltihabi hastalıklar, ortopedik ameliyatlar sonrası iş ve normal yaşantıya sağlıklı dönebilme gibi pek çok hastalığa iyi geldiği belirtilmektedir.Şifalı suların içme bölümü ise mide-barsak sistemi hastalılarından kronik gastrid, mide salgı bozukluğu ve kabızlığa, böbrek ve idrar yolları hastalıklarından böbrek taşları, kronik böbrek ve yolları iltihaplarına, şeker hastalığına ve safra kesesi taşlarına iyi geldiği belirtilmektedir.
















Yalova-Armutlu: Armutlu Kaplıca suları kimyasal sınıflandırılma bakımından “sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve korbondioksitli” sular sınıfına girerler. Kaynaklardaki mineral miktarı, litrede 2.100 – 2.421 mg arasındadır. Ayrıca kalıcı radoaktivitesi bakımından Marmara Bölgesi’nin zengin sularındandır İstanbul Üniversitesi Hidroklimatoloji Kürsüsünden alınan değerlendirme sonucuna göre, bu sular ihtiva ettikleri sülfat ve bikarbontlar dolayısyla sindirim sistemi üzeride etkilidirler. Hareket sisteminin hastalıklarından Artrozlar denilen yıpranma romatizmalarının tamamında, fibrozitisler denilen yumuşak doku romatizmalarının tamamında ve artritiz denilen iltihaplı eklem romatizmalarının alevli dönemi geçip sakinleştiği zamanların tümünde banyo kürlerinden hem tedavi edici hem de koruyucu olarak yararlanılabilir.




























Yalova Termal Turizm Merkezi: Yalova İlinin 11 km. batısında, ormanlık bir boğaz içindedir. Su sıcaklığı 55-60 derecedir. Banyo kürleri; romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, hareket sisteminin ağrılı hastalıkları, ameliyat geçirmiş ağrılı batın hastalıkları, kronik iltihaplı ve ağrılı kadın hastalıkları, bacaklardaki bazı damar tıkanıkları için uygulanmaktadır. İçme ve banyo kürleri ise diyabet, gut, şişmanlık gibi metabolizma hastalıkları, kanda biriken kolesterin, lipid gibi yağ cisimlerinin temizlenmesi ve asit ürik birikiminin idrar yoluyla atılması için uygulanmaktadır.































KAS-İSKELET SİSTEMİ HASTALIKLARINDA HANGİ ÇEŞİT KAPLICA SULARI FAYDALIDIR ?
Kas-İskelet Sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü,  karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular etkili olmaktadır (Kütahya Yoncalı bölgesindeki sular bu özelliktedir).

HANGİ HASTALAR KAPLICAYA GİREMEZ ?
Ateşli hastalıklar, sistem enfeksiyonları,
Alevli dönemde iltihabı-romatizmal hastalıklar,
Ağır kansızlık,
Kanser ve benzeri habis hastalıklar,
Kanamalı hastalıklar,
Kadınlarda adet dönemleri, gebelik ve doğum sonrası dönemler,
Ağır kalp, Akciğer, Böbrek ve Karaciğer hastalıkları ve yetmezlikleri,
Koroner arter hastalıkları; kalp krizi geçirmiş hastalar, yakın zamanda kalp anjini-spazmı geçirmiş hastalar,
Oynak hipertansiyonu veya kan basıncı sürekli sistolik 150 mmHg üzerinde seyreden hastalar
Yaygın varisler, iltihabı ve/veya tıkayıcı damar hastalıkları,
Kontrol altına alınmamış ve insüline bağımlı şeker hastalığı,
Akut yada kronik üriner, bilier ve istestinal tıkanmalar,
Açık yaralar,
6-12 aydan yeni, antikoagülan kullanan, yüksek risk faktörüne sahip Serebrovasküler hastalığa bağlı yarım felçli hastalar (hiç girmeseler daha iyi),
Epilepsi ve benzeri nöbet geçiren hastalar,
Akıl hastaları ve ağır psikolojik problemleri olan hastalar,
İleri yaşta ve düşkün hastalar,
Aşırı şişman hastalar...

KAPLICA SULARINDA HANGİ ŞEKİLLERDE FAYDALANILIR ?
Kaplıcalardan: banyo, oturma banyosu, kısmi banyo, çamur banyosu ve buhar banyosu olarak faydalanılabilir.

KAPLICA TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR ?
Tedavi süresi ve şekli; hastanın ve hastalığın durumuna, suyun özelliklerine göre belirlenir,
Tedavi süresi ortalama 2-3 haftadır. Toplam banyo sayısı 15-20 civarında tutulur.
Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir.
Banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir. Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır.
Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra uygulanmalıdır.
Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.
Hastalar kürden önce mutlaka mesane ve bağırsaklarını boşaltmalıdır.
Banyo içinde en rahat pozisyonda durulmalıdır.
Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır.
Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır.
Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebep olur.
Banyodan sonra hasta iyice kurulanmalı ve iyi havalandırılmış bir odada 30-60 dakika dinlendirilmelidir.
Kaplıca kürü esnasında sebze ve meyve ağırlıklı gıdalar tercih edilmelidir.


Berrin Boyacıoğlu





20 Eylül 2018 Perşembe

Tatil & Yemek





Tatil veya  iş amaçlı  seyahatlerimiz de  yemeklerdeki temizlik ve  tatlar bizler için çok önemlidir.
Yaşadığımız  yerden uzaklaşarak gittiğimiz her yer aslında keşif tir. Bölgeyi, şehri , ülkeyi insanları ve kültürleri tanırken hepimizin ortak noktası acıktığımız da karnımızı doyurmaktır. Bu temel ihtiyaçtır. Karnımızı doyururken nelere dikkat ediyoruz veya neleri yemek istiyoruz
 Keşfetmeye başladığımız yerin araştırmasını yaparken  yemek kültürü  ön sırada yer alır. Buranın ünlü yemeği veya yiyecekleri nelerdir diyerek sorulara başlarız.
Malzemeleri,pişiriliş şekilleri,sunum  şekli değişse de amaç yemektir... Sık seyahat eden kişiler konunun uzmanı olmuşlardır.aslında, eh bir de  iştahlı ve yemek kültürüne meraklı ise keyifle yemeklerini yerler.

Türkiye  Gastronomi  Laboratuvarı gibidir...

Türk, Osmanlı, Arap,Yunan,Ermeni,Yahudi, Gürcü, Trakya yemeklerinin  haricinde   bölgelerin coğrafi komşuları ile yemeklerin sentezlenmesi ile güzel tatlar oluşturarak geliştirmiştir. Ülkemizde hamur işlerinin, tatlıların zeytinyağlı ve etli yemeklerin çeşitliliği ,kurutulmuş sebze yemeklerinin farklı tatları, pilav ve makarna çeşitlerinin çokluğu, sofralarda evlerde yapılabilir içeçeklerinin sunum ve tatları  ülkemize gelen misafirlerimize de muhteşem ziyafetler  sunmaktadır.

 Gastoromi Turizmi önemli turizm çeşitlerinden biri olmuştur ve her gün gelişmesi,tüm dünyada tanıtımının yapılması hızla artmaktadır...

Buğday ve  Arpanın Mezopotamya da  Sümer'liler sonrasın da Hititlilerle işlenmesi ile 10 bin yıllık yemek kültürü özellikle hamur işleri ile çeşitlenerek bu günlere gelmiştir.

Peki ya  Gurme  Nedir ?
Televizyon kanallarında yer alan  kişiler ben gurmeyim öyleyim böyleyim diyerek yorum veya yemek yapıyorlar gerçekten, Gurme nedir?
Son zamanlar da yemek kültürüne merak saran herkes  ben gurmeyim söylemleri atmaya başladı. Oysaki Gurme  olabilmek için dilinizin üzerindeki tat duyularının diğer insanlardan daha özelliklere sahip oması gerekir. Her tadı ayırt edebilme özelliği ve derecelendirme  bilgisine sahip olmak gerekir.

Nasıl olunur ?
Gurme nasıl olunur sorusu ülkemiz de maalesef ki çok ta bilinmiyor .Dünya'da Gastronemi eğitimi verilen üniversitelerde özel Gurme  bölümleri vardır.

Kaç çeşit gurme vardır?
Gurme  eğitimleri ve uzmanları vardır. Şarap, Zeytin yağ, Tatlı , Acı, Yemek, Kahve, Çay ve Baharat  uzmanları belirli eğitimlerden geçtikten sonra bölümlerinde gurme hizmet  vermektedirler .

Berrin Boyacıoğlu



Bölgelerimize göre mutfak ve yemek kültürü


Ege Bölgesi Mutfağı ve Yemek Kültürü 

Karadeniz Bölgesi Mutfak ve Yemek Kültürü 

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Mutfak ve Yemek Kültürü 

İç Anadolu Bölgesi Mutfak ve Yemek Kültürü 

Trakya Bölgesi Mutfak ve Yemek Kültürü 

Akdeniz Bölgesi Mutfağı ve Yemek Kültürü 

Geleneksel Tatlılarımız

Geleneksel İceklerimiz





Tıklayınız


 Organik Yemek

 Yerel Yemek

18 Eylül 2018 Salı

Küçük Bir Kaçamaktır Nazar Köy





İzmir'e de oturuyorsanız veya İzmir'e bir nedenden dolayı gelmişseniz çok ta fazla zamanınızı almaz Nazar Köy'e gitmek, birde hafta sonuna denk getirdiyseniz pazar gününe özellikle. güzel bir kahvaltıyı da hak ettiyseniz sevdiklerinizle, çiçekli köyde bir mola verip,Kemalpaşa'da bulunan Nazar Köy'e gitmenizi tavsiye ederim. Tatilfikri olarak kış ayların da küçük şehirden kaçışları yazmak hoşuma gidiyor,öyle uzun uzun tatil zamanı değil,çalışmak zamanı ama, birde nefes almayı unutmamak gerekiyor, adı üzerinde bir nefestir tatil ....

Nazar köy'e İzmir Bornova üzerinden gidecekseniz eğer pazar kahvaltısını birde dışarıda mükemmel   bir kahvaltı olarak düşünüyorsanız çiçekli köyü size tavsiye edeceğim İzmir'lilerin çok sevdiği  ve her geçen gün, doğanın içinde açılan güzel tesisleri ile adını duyurmaktadır Çiçekli köy, ormanın mis gibi havasında ve güzel doğasında,yer almaktadır . Kahvaltısında çeşitlilikleri ve güler yüzlü çalışanları ile  sizleri memnun edebileceğine inandığım bir yerdir, sonraki yazılarımızda sizlere bu güzel köyden ve çevresinden biraz daha çok bilgi vereceğim,Sizlere bu yazımda  Nazar köyle tanıştırmak istiyorum




Dünyanın dört bir yanında, Türkiye denildiğinde ilk akla hep Nazar Boncukları gelir. Boy boy ve şekil şekildir. Camdan yapılan  nazar boncuklarının nasıl ve nerede yapıldığını  bilen pek olmaz, öyle donanımlı  fabrikalarda da yapılmaz  zaten,  zorlu ve emek verilen  yolculuğu vardır nazar boncuklarının, sabırla tek tek yapılır, üzerindeki motifler, ateşin camı eritmesi ile ustanın  el becerilerini ve dünyasındaki renkleri şekilleri birleştirmesiyle boncuklar oluşur.Çok uzaklardan gelen  Japaon  misafirlerimiz benden  nazar boncuğu ile bilgi istediğinde,bir an durdum, evet dedim benim şehrime  çok yakın bir bölgede defalarca gittiğim, izlediğim, izlerken çok büyük keyif ve  haz aldığım,Nazar boncuklarının çok uzak ülkelerden sorulması hoşuma gitti. Ancak sonraki araştırmamda ülkemize maalesef Çin'den de plastik bizim nazar boncuklarımızla alakası olmayan sadece görüntüsünün kandırdığı çin malı boncuklar piyasada pekte fazla imiş,boncuk ustalarımızın emeklerinin çalınmasıdır .
Evimizde, arabamızda, üzerimizde, iş yerimizde, hediyelerimiz de  olan nazar boncukları hikayesini orta Asya Türk geleneklerinden ve kötü göze negatif enerjiye karşı iyi geldiğine inandığımız nazar boncuklarımız, ünlerini her kıta da ve her ülkede orjinal cam oluşları ile duyurmuşlardır.Yurt dışına çıkıyorsanız çantanızda küçük bir kesede  nazar boncukları olsun derim küçük  nazar boncukları çok işinize yarayacaktır,küçük hediyeler hangi ülkeden,ırktan,inanış ve cinsiyette olursa olsun insanları mutlu eder..:)



Nazar köy, İzmir'in Kemal paşa ilçesinde şirin bir köydür.Kemalpaşa ilçesi Nazar köyü , Kımız çiftliği,Çini müzesi,Kirazları ve   Nif Dağındaki balık çiftlikleri ile ünlüdür.
Hafta sonu gezinizde nereye gitsek diye düşündüğünüzde,size  tatilfikridir Kemalpaşa ..
Kemalpaşaya 5 km,İzmir Bornova'ya 25 km mesafededir .. temiz şirin bir köydür .. evlerin bahçelerinde salaş odalarında ocakları ile ünlüdür Nazar köy  .. 1950 yıllarında Mısırdan Kemeraltı'na gelen ve İzmir'e yerleşen Arap Selim isimli kişinin köye gelmesi ve ocakların tekniğini köye   getirmesi ile ilk ocakları kurmaya başlamıştır.  Köyde üretip,İzmir Kemeraltın'da pazarlanacaktır,doğru bir çalışma başlattığı süphesis köye,İzmir'e hatta Türkiye'ye,
İzmir'in birçok köyünde bu ocakları görmek mümkündür ancak en bilineni Nazar köydür eskilerde Kuru dere olarak bilinen köy Turizm Bakanlığının isteği ile Nazar köy ismini almıştır çok ta yakışmıştır ...
Boncuk ocağının yapılışı için odanın ortasına öncelikle bir çukur kazılıyor 12 sıra ateş tuğlası nal şeklinde ördükten sonra üzerine 5 sıra daha tuğla koyularak ocakta çalışacak kişi sayısı kadar bölmeler yapılıyor. Ocağın ağzı da içerisine odun atılacak kadar açık bırakılır ve üstü boncuk işlemi yapmak için eritilen camların toprağa karışmaması için yapılır.Geceden ocağa atılan camlar sabah 5 te çam ağacı odunlarının yakılması ile 1.5-2 saat sonra erimeye başlar. Camın erimesi için 1000- 1200 derece sıcaklık gerekmektedir,tek tek işlenir camlar seyretmek zevkli ,yapılması zor olandır.

Berrin Boyacıoğlu







Nazar köy'e gittiğinizde ocakları gezip boncukların yapılmasını izledikten sonra köyün kahvesinde güzel demli çayı içebilirsiniz sıcak köy kahvelerinin lezzeti  şehirlerde yoktur ..doğa yürüyüşüne de musait olan  köyden organik pazar alışverişi yapma imkanınız da vardır .. bizden bilgilendirmesi bir nefeste Nazar köyde alın ...