DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

Kapadokya Nasıl Oluşmuştur ?































Kapadokya  Nasıl Kapadokya Oldu ?Bundan milyonlarca yıl önce Kapadokya bölgesi bir iç denizmiş. Bölgenin güneyinde yapılan arkeolojik kazılarda ilkel deniz canlılarına ait fosillerin bulunması bu tezi doğrular. Yer kabuğunun hareketlenmesi ile birlikte dünyamızın merkezindeki magma tabakasında bulunan sıcak lav, yer kabuğunda oluşan derin çatlaklardan çıkış yolları bularak Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ yanardağlarından yeryüzüne püskürmeye başlar. Bu volkanik hareketlilikle birlikte denizi kurumuş ve denizin bulunduğu yerdeki çukur bölge lav ile dolmaya başlamış. Peri bacalarının oluşmasındaki en birinci etken lavların çukur bir bölgede birikmiş olmasıdır. Yoksa her lav püsküren yerde Peri bacası oluşmaz.
Milyonlarca yıl boyunca lav püskürmesi, püsküren lavın soğuyarak sertleşmesi sonra bu sertleşen katmanın üzerine tekrar lav püskürmesi şeklinde devam eden bu döngü yanardağlar sönerek faaliyetlerini durdurana kadar devam ediyor. Yani bu lav tabakaları tek seferde değil birçok defa lav püskürmesi ve soğuması neticesinde oluşuyor. İkinci bilmemiz gereken nokta da bugün peri bacası oluşumu olarak gördüğümüz kayaç yapılarının dünyanın merkezinden gelen sıcak ve akışkan lavların sertleşmesi ile oluşmuş olmasıdır. Her ne kadar sertleşmiş olsa da aslında basit bir tornavida ile oyulabilecek kadar da yumuşaktır.

Yanardağlar söndükten sonra devreye akarsular giriyor. Sertleşmiş lavın üzerinden akan akarsular kayayı aşındırarak yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz gibi derin vadiler oluşmasına neden oluyor. Bu derin vadilerin yamaç kısımları değişik yönlerden esen rüzgarın aşındırması nedeniyle dalgalı bir görünüm kazanıyor. Bu yapı peri bacası oluşumunun birinci evresidir. Rüzgarın aşındırması devam ettikçe bazı bölümler ana Parçadan ayrılarak bildiğimiz Peri bacası görünümüne kavuşurlar.

Son olarak gelelim üzerinde şapka olan peri bacalarının nasıl oluştuğuna.
Bu şekil üst katmanı daha sert ve ağır, alt katmanı daha yumuşak ve hafif lav katmanlarının bulunduğu bölgelerde gözlemleniyor. Şapka kısmında bulunan ağır katman aşağı doğru baskı yaparak alttaki hafif katmanın sertleşmesine neden olduğu için kayanın altında kalan kısım rüzgar aşındırmasına daha dirençli oluyor. Rüzgarın gücü büyük kaya parçalarının aşınarak yok olmasına neden oluyor ama taşın ağırlığı ile sertleşen bölüm yok olmadığı için yukarıda gördüğünüz şekil oluşuyor.Aşındırma yavaş da olsa devam ettiği için bir gün bu şapka bölümü düşecek ve baskıdan kurtulan kısım kolayca aşınacağı için bu peri bacaları yok olacak. Ama bu yaşlı peri bacaları yok olurken başka yerlerde de başka peri bacaları oluşacak. Tabi iki bu işlemin çok uzun yıllar sürdüğünü de unutmamak lazım.



Türkiye'de Peri bacalarının izlerini takip ettiğimizde  Erzurum'dan Kula'ya kadar Türkiye'yi enine bir kemer gibi  sardığını da görebiliriz.Dört elementin  geliştirdiği bu doğa harikasının Türkiye'deki yerleri için tık 

Kapadokya Bölgesinde Konaklama yapılacak otelleri için tık