Milyonlarca yıl boyunca lav püskürmesi, püsküren lavın soğuyarak sertleşmesi sonra bu sertleşen katmanın üzerine tekrar lav püskürmesi şeklinde devam eden bu döngü yanardağlar sönerek faaliyetlerini durdurana kadar devam ediyor. Yani bu lav tabakaları tek seferde değil birçok defa lav püskürmesi ve soğuması neticesinde oluşuyor. İkinci bilmemiz gereken nokta da bugün peri bacası oluşumu olarak gördüğümüz kayaç yapılarının dünyanın merkezinden gelen sıcak ve akışkan lavların sertleşmesi ile oluşmuş olmasıdır. Her ne kadar sertleşmiş olsa da aslında basit bir tornavida ile oyulabilecek kadar da yumuşaktır.
Yanardağlar söndükten sonra devreye akarsular giriyor. Sertleşmiş lavın üzerinden akan akarsular kayayı aşındırarak yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz gibi derin vadiler oluşmasına neden oluyor. Bu derin vadilerin yamaç kısımları değişik yönlerden esen rüzgarın aşındırması nedeniyle dalgalı bir görünüm kazanıyor. Bu yapı peri bacası oluşumunun birinci evresidir. Rüzgarın aşındırması devam ettikçe bazı bölümler ana Parçadan ayrılarak bildiğimiz Peri bacası görünümüne kavuşurlar.
Son olarak gelelim üzerinde şapka olan peri bacalarının nasıl oluştuğuna.
Bu şekil üst katmanı daha sert ve ağır, alt katmanı daha yumuşak ve hafif lav katmanlarının bulunduğu bölgelerde gözlemleniyor. Şapka kısmında bulunan ağır katman aşağı doğru baskı yaparak alttaki hafif katmanın sertleşmesine neden olduğu için kayanın altında kalan kısım rüzgar aşındırmasına daha dirençli oluyor. Rüzgarın gücü büyük kaya parçalarının aşınarak yok olmasına neden oluyor ama taşın ağırlığı ile sertleşen bölüm yok olmadığı için yukarıda gördüğünüz şekil oluşuyor.Aşındırma yavaş da olsa devam ettiği için bir gün bu şapka bölümü düşecek ve baskıdan kurtulan kısım kolayca aşınacağı için bu peri bacaları yok olacak. Ama bu yaşlı peri bacaları yok olurken başka yerlerde de başka peri bacaları oluşacak. Tabi iki bu işlemin çok uzun yıllar sürdüğünü de unutmamak lazım.
Türkiye'de Peri bacalarının izlerini takip ettiğimizde Erzurum'dan Kula'ya kadar Türkiye'yi enine bir kemer gibi sardığını da görebiliriz.Dört elementin geliştirdiği bu doğa harikasının Türkiye'deki yerleri için tık
Kapadokya Bölgesinde Konaklama yapılacak otelleri için tık

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder