DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

Akyaka'da Gezilecek Yerler




Osmanlı döneminde tahrir defterlerinde “Akâbâd ve Akova” olarak isimlendirildi. Zaman içinde Akyaka adını aldı. Gökova körfezinin kuzey-doğu köşesinde, sırtını Sakar tepesine güvenle yaslayan Akyaka beldesi, yaklaşık iki bin beş yüz yıllık bir geçmişi olan Antik İdyma kentine ev sahipliği yapıyor. Muğla İlinin Fethiye ve Kınık dışında kalan kısmı, antik çağlarda Karya adıyla bilinen bu bölgedir. Karya’nın bilinen tarihi, İyon’ların bölgeye yerleşmeleriyle başlar ve İdymos nehri kenarındaki İdyma olarak anılır. İdyma’nın yerleşim alanları arasında Akyaka, Akyaka’nın doğusundaki Kozlukuyu köyü, bu köyün Yazılıtaş ve İnişdibi mahalleleri ile Eski İskele mevkii bulunuyor. Karialılar burada da dağ yerleşimini tercih ederek, muhtemelen çevreyi ve denizi kontrol altına aldılar.
Tarih boyunca doğal kaynakları, iklimi, coğrafyası ve elverişli yaşam koşulları ile insanoğluna kucak açan bu bölge, Karyalılar’ın ardından birçok medeniyetin egemenliği altında kaldı. Dorlar, Lidyalıların ardından bölgeye Persler hakim oldu. İdyma daha sonra Atina’nın öncülüğünde “DELOS Deniz Birliği” tarafından yönetilen kentler arasına girdi. M.Ö. 453-452 yıllarına ait birliğe katılım payları listelerinde İdyma ismi geçmektedir. Bu belgeler İdyma hakkındaki en eski tarihi belgelerdir.
Çam ağaçlarının içindeki yollarda, Sakar dağının ilginç rotalarında uzun yürüyüşler yapıp, ciğerlerinizi temiz hava ile doldurun. Denizden sahile esen rüzgarı sayesinde uçurtma sörfü ve yelken yapmanın keyfini çıkarın. Hatta adalara kendi kullandığınız yelkenli ile gidin. Azmaklarda deniz kanosu ile gezin, kayalıklarda dağcılık heyecanını yaşayın. Bir tarihçi edasıyla antik kalıntıları inceleyin
Akyaka, güzel ve keyifli bir tatil geçirmek için tercih edilecek, alternatif turizm seçeneklerinin bol olduğu cennet turizm beldelerinden biri. Bir kuş gözlemcisiyseniz bahar aylarında azmakların sazlıklarında kuş türlerini inceleyebilir, balıkçı tekneleriyle balık avına çıkabilir, harika meltemine yelken açabilir, bisiklet meraklısıysanız Gökova’yı pedallarınızla keşfedebilir, doğanın ve tarihin sayfalarında kendinizi baş bir dünyanın kollarına bırakabilirsiniz.
Bir yanda, ahşap oymacılığın harika işçiliği ve pembe begonvilleriyle, bahçeli, beyaz Akyaka Evleri, bir yanda tepeden tırnağa zengin bir tarihi kültürün kalıntılarına sahip İdyma Antik kenti. Azmak manzaralı ya da deniz manzaralı bir butik otelde, apartta ya da pansiyonda kalabilirsiniz, tercih sizin. Fakat başka hiçbir tatil beldesinde, Akyaka’da olduğu kadar kendinizi tarih veya masal kitaplarının sayfalarından süzülmüş, harikalar diyarında yaşayan bir kahraman olarak hissedemezsiniz.
Tekne ile ulaşabileceğiniz Sedir Adası görülmeğe değer güzellikte, antik kalıntılarla dolu üçlü bir ada grubunun en büyüğü. Akyaka gibi Ula ilçesi sınırları içinde ve Gökova Körfezinde yer alıyor. Sedir adasındaki antik kalıntılar görülmeye değer. Tarihi dokusu kadar adanın kuzey kısmında yer alan ve koruma altındaki kumsalı da çok özel. Bu kumlar jeolojik oluşumlar sonucu, özel biçimde oluşan kalker damlacıkları. Ege ve Akdeniz’de Sedir Adası dışında sadece Girit Adası’nda görülüyor. Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın güzelliğini bu kumlara borçlu olduğu söylenir. Bu nedenle adaya Kleopatra Adası da denir. Tarihte Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Romalı Komutan Antonius’un bu adada buluştukları söylenir.
Gökova Körfezindeki Sedir Adası’nda antik çağdan kalma bir çok tarihi kalıntı var. Antik çağdaki ismi Kedrae veya Cedrae. Sedir adası Karya Kral ailelerinin yazlarını geçirdiği bir ada. Düzgün kesme taştan çok sayıda kule ile sur duvarları, Apollon tapınağı ve onun yerine sonradan yapılan kilise, hâla ayakta duran iyi korunmuş tiyatro, agora ve adanın antik liman kalıntıları görülmeye değer. Günümüzde İdyma kentine ait kalıntılar Gökova köyünden Kıran dağı eteklerine kadar uzanıyor. Gökova köyünün hemen kuzeyinde Kozlukuyu sırtlarında M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllara ait kentin akropolis kalıntıları bulunuyor. Yaklaşık 200 metre uzunluğundaki Akropolis’teHellenistik dönem özelliklerini yansıtan taş duvarlar, odalar ve sarnıç kalıntıları var.
Aynı tepenin doğu tarafında ise nekropolis (mezarlık) var. Tepe boyunca uzanan kayalar oyularak elde edilen mezarlar ölümden sonraki yaşam düşünülerek adeta bir ev gibi inşa edilmiş. Bu mezarlar bölgenin çok eski bir yerleşim alanı olduğunu kanıtlıyor. Kaya mezarlarının en iyi korunarak günümüze ulaşan örneği Akyaka-Gökova arasında, İnişdibi olarak adlandırılan mevkide. Akyaka anıt mezarları görülmeye değer yerler arasında.