DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

17 Aralık 2015 Perşembe

Düzce

#tatilfikri

Batı Karadeniz' in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce' nin tarihi M.Ö. 1390 - 800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) medeniyetine kadar uzanır. Düzce ve çevresi 15. yüzyıldan beri bilinmektedir. Bilhassa Evliya Çelebi' nin Seyahatname' sinin ikinci cildinde Düzce' deki bit Tuz Pazarı' ndan bahsetmektedir. Düzce' nin tarihini dört zaman döneminde ele alabiliriz;


DÜZCE OTELLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Eski Zaman Bitinyalılar Devri : Bu dönemde Düzce hemen hemen ortada yoktu. Ancak Prusyas (Üskübü) mevcuttu. Düzce ise düz ve geniş bir ova hatta bataklıklar halinde, Bitintyalıların oturdukları yerlerin doğusunda kalıyordu. ,



Roma ve Bizans Devri : Prusyas (Üskübü) ile birlikte Düzce ovasında çok geri durumda iken Bitiuyoji Nikomed, Romalılara vasiyet ederek hayata gözlerini yumdu. III. Nikomed' in oğlu Filmostan' dan sonra ise Bitinya bir süre tamamen Romalıların idaresi altına kaldı. Düzce' nin bu zamanki hali I. devreye göre biraz daha gelişmeye yüz tutmuş görünüyordu. Bitinyalılar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası Romalılar zamanında ıslah edilerek ziraat için daha elverişli bir hale getirildi ve yavaş yavaş iskan edilmeye başlandı. Romalılardan sonra bu bölge Bizanslıların hakimiyetine geçti. İşte Düzce' nin gelişmesi, parlaması bu devrenin son zamanlarına rastlar.


Osmanlılar Devri : Osmanlı İmparatorluğu zamanında Orhan Gazi' nin komutanlarından Konuralp Bey 1323 tarihinde burayı Bizanslıların hakimiyetinden kurtararak imparatorluk topraklarına kattı. Düzce' nin Konsopa adını alması bu devirdedir. O zaman ilk ilçe merkezi Gümüşabadı'dır. Daha sonra ilçe mekezine Üskübü denildi. Merkezide Prusyas (Üskübü) idi.Düzce bu sıralarda ticaret ve arazi bakımından Üskübü' yü ve ilk ilçe merkezi olan Gümüşabadı' yı gölgede bırakacak şekilde gösterdi. 1871 yılında ise ilçe merkezi Düzce' ye nakledildi.


Cumhuriyet Devri : Bu devirde her yerde olduğu gibi büyük bir gelişme gösteren Düzce Türkiye'nin en işlek ve zengin ilçesi oldu. D-100 karayolu ve TEM otobanının geçmesiyle ulusal ve uluslar arası boyutta gündeme geldi. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için 9 Aralık 1999 tarihinde 81. ilimiz oldu.

DÜZCE MUTFAĞI

Düzce köftesi, şıra, külbastı , kestane, fındık, dağ çileği ve reçeli Düzce'ye gidince tadılması gereken yiyeceklerdendir.
Kestane balının önemli üretim merkezlerinden olan Düzce’de kestane balını "tedavi amaçlı" ve "yemeklik" olarak kullanılmaktadır. Koyu renkli kestane balının tadı hafif acımtıraktır. Yara tedavi edicidir. Akşamları bir kaşık yenildiğinde tokluk hissi yaratır. Öksürüklere, gribal enfeksiyonlara iyi geldiği söylenir. Apiterapi (arı ürünleri ve arı zehiri ile terapi) denilen ballı tedavilerde başta Japonya olmak üzere, Uzakdoğu ülkelerinde şifa olarak kullanılır.

Yine kestane balının kansere yakalanma riskini azalttığı, sabahları aç karına alınan 1 çay kaşığı kestane balı, karaciğerdeki yağlanmayı önlediği, ameliyat sonrasında yara bantlarının yerine kullanıldığında daha kısa sürede tedavi ettiği de kanıtlanmış. Belirli bir kesim tarafından da sadece tıbbi amaçlı kullanılması gerektiği ifade edilmektedir.

Yöredeki balların tümü "Akçakoca balı" diye satılmaktadır. Akçakoca balının Hacettepe Üniversitesi'nde yapılan çalışma sonrası balın yüzde 97 oranında kestane özünden oluştuğu tespit edilmiştir. Bu nedenle "Akçakoca balı" yörenin daha kaliteli balıdır.
#tatilfikri