DÜNYA BİR KİTAPTIR VE SEYAHAT ETMEYENLER, ONUN SADECE BİR SAYFASINI OKURLAR
Booking.com

4 Haziran 2016 Cumartesi

Güneş Başkenti Freiburg





Neden Freiburg?

1970 yılında Almanya hükümeti (o zamanki adıyla Batı ya da Federal Almanya) 17 tane yeni nükleer santral kurma kararı almıştı. Bunlardan biri de hemen Freiburg’un 30 km. ilerisinde bulunan Wyhl kasabasında bulunuyordu. Ancak Freiburg halkı bu karara çok büyük bir tepki göstererek, on binlerce kişinin katılımıyla santral inşaatını bastı. Çünkü hemen Fransa sınırında bulunan bu küçük şehir 2. Dünya Savaşı’nda büyük bir yıkım yaşamıştı. Şehir merkezinde bulunan gotik kilisesi hariç tüm şehir yerle bir olmuştu. Büyük bir çabayla yeniden kurdukları şehirlerinin yakınında, her zaman potansiyel büyük bir tehlike olan, nükleer santral yapılmasını istemiyorlardı. Alman hükümeti bu büyük direniş karşısında geri adım atarak Nükleer santral yapımını durdurdu. İşte bu direniş, Avrupa’da gerçek anlamda çevreci hareketin başlangıcı kabul edilir. Freiburg da bu tarihten sonra ”sürdürülebilir şehir” olma sürecini gerçek anlamda başlatmış oldu.

1986 yılında Çernobil felaketinden sonra ise Freiburg Belediye Meclisi, nükleer santral tehdidine karşı alternatif enerjilere yönelme kararı aldı ve ilk kez yerel enerji planını ortaya koydu.

GÜNEŞ ENERJİSİ

Freiburg’a Avrupa’nın ”güneş şehri”  denmesinin sebebi, şehrin neredeyse her boş alanının güneş panelleriyle kaplanmış olması.

1972 yılındaki Whyl direnişine de katılmış olan ünlü mimar Rolf Dish, tüm enerji tüketiminin % 40’ının sebebi olan binaların çatılarını güneş panelleriyle kaplayarak yepyeni bir mimari anlayışı ortaya koydu.



‘‘Plus Enerji Evleri” adını verdiği bu evleri sayesinde ev başına yıllık yaklaşık 3 bin euro tasarruf sağlandı. Sıfır karbon salınımının hedeflendiği bu evlerde kullanılan malzemeler de doğaya zarar vermeyen malzemelerden seçildi.



”Pasif Enerji Evleri” nin ana mantığı ise ısıtmaya hiç ihtiyaç duymaması. Oldukça iyi yalıtım sistemi kullanılarak diğer evlere oranla % 90 ısı yalıtımı sağlanmış. Evde yaşayan kişilerin ve elektrikli ev aletlerinin ortaya koyduğu ısının dışarı gitmesi de engellenerek, kendi kendini ısıtan evler yaratıldı.



Almanya 1. futbol liginde yer alan Freiburg FC takımının stadı olan ”Mage Solar Stadium” ise dünyanın temiz enerji üreten ilk stadyumu.

1953 yılında inşa edilen stadyumun, Mimar Rolf Dish’in önerisiyle, 1993 yılında tüm çatısı güneş panelleriyle kaplandı. Böylece dünyanın güneş gücüne sahip ilk futbol  kulübü oldu.

2200 metrekarelik alanı kaplayan bu güneş panelleri sayesinde stadyum kendi enerjisini sağlıyor.

Freiburg’un bir diğer başarısı da dünyanın ilk güneş paneli fabrikasına sahip olması; Solar Fabrik. Bu fabrika, gerekli olan enerjiyi de yine fabrikanın her tarafına yerleştirilmiş ve oldukça şık duran güneş panelleriyle karşılıyor. Yani sıfır karbon salınımlı bir fabrika!

Güneş şehrinde her yer güneş panelleriyle dolu. Hatta güneş panelleri tarlalarıyla! Şehrin çöplünün bulunduğu alan, Freiburglular için tam bir enerji üretim merkezi olmuş. Çöplerin üstü talaşlarla kaplanarak metan gazının hapsedilmesi sağlanıyor. Hapsedilen gaz ise borular vasıtasıyla alınarak şehrin ısıtılmasında kullanılıyor. Ayrıca kimsenin kullanmadığı bu çöp alanın yamacına yerleştirilen 1500’den fazla güneş paneliyle de 1000 ailenin enerji ihtiyacı sağlanıyor. Bu kadar büyük bir güneş paneli tarlasının maliyeti ise sadece 1 milyon euro! Bakım ve  işletim giderinin çok az olduğu bu tarlalar nerdeyse 10 ay kesintisiz güneş alan Türkiye için çok uygun!

Tüm bunlar Almanların AR-GE’ye yaptığı büyük yatırımın sonucu. 1200 kişinin çalıştığı Fraunhofer ISE Avrupa’nın en büyük güneş enerjisi araştırma enstitüsü. Burada yapılan çalışmalar, güneş enerjisinin daha verimli ve ulaşılabilir olmasını sağlıyor.

Vedat Atasoy