Bu Blogda Ara
ガーデニング - Tuinieren - Bahçe hobilerim
私の趣味の庭 ガーデニングが大好きで、野菜を育てることにすでに満足しています。 。 Bahçemi seviyorum sebze ve çiçek yetiştirmekten çok mutlu oluyorum Tohumlar toprak ile buluşur, özenle toprağını besler, havalandırır ve sularım, toprağın canlanışında benimde bir katkım olsun istemezmisiniz? Elinizi toprağa sürün, sürünki hayat döngüsündeki mucizelere şahit olun.. Huzur ve mutluluk ✅ 。 Ik hou van tuinieren en ik ben blij om groenten te kweken 。 #ガーデニング #庭 #野菜 #ホーム #ロッテルダム #オランダ #rotterdam #myhome #tuinieren #tuin #groenten #hobi #hobibahçesi #sera #netherlands
庭でお茶を楽しむ いております。Bahçede çay keyfi - Ik geniet van thee in de tuin 。
Ege Adalarında Balayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ege Adalarında Balayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2016 Salı
Kaş & Meis Adası
Gecesi ayrı bir güzellik gündüzü ayrı bir güzellik olan Kaş, Gece yıldızların elinizle toplayacak kadar yakın olduğunu hayal ettiğiniz yerdir Kaş. Gündüzleri denizi ,evleri,antik yerleri ile yurt dışından ve yurt içinden tutkunlarını kendine çekmektedir, Sakinliği ile güzelliklerini sunmak ister. Kekova ,Ucağız tekne ile giderek denizdeki tarihi görebileceğiniz yerdir . Likya döneminden kalan şehri denizin üstünden görmek izinli olan bölgelerde yüzmek ayrı bir keyiftir . Mavi yolculuk tutkunlarının gözdesidir. Kaş'in karşısında Kaş'a ismini veren küçük ada sizleri meraklı gözlerle çağırır kendine Yunanistanın 1948 yılında 12 adalar anlaşması ile aldığı yerdir MEİS, sabah erken kalktığınızda kaş'ın ve Meis'in horozları karşılıklı birbirlerine seslenir. Her gün Kaş'tan Meis'e küçük bir feribotta gitmektedir ..Kaş'ta Tatil Yapmayı Planlıyorsanız bir gününü Mais'e ayrımanızı tavsiye ederiz.
Kaşta Konaklayabileceğiniz 184 Otel yer almaktadır . Otellerin Listesini görmek için Tıklayınız...
MEİS ADASI : Kaş'a 2.5 km mesafede olan adanın yüz ölçümü 7.3 km dir.Adadaki tek yerleşim yeri olan Kastellorizo (Megisti ya da Meis), St. Jean Şövalyeleri'nin buradaki kızıl kayalardan ötürü adaya verdikleri Château-Roux (Kızıl Şato) adının bozulmuş biçimidir. St. Jean Şövalyelerinden sonra ada sırasıyla Mısır, Napoli ve 1512'de Osmanlı egemenliğine girdi. Osmanlılar kısa aralıklar dışında 1915'e değin adayı ellerinde tuttular.[kaynak belirtilmeli] I. Dünya Savaşı sırasında Fransızların eline geçen ada Lozan Antlaşması (1923) ile İtalya'ya verildi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında (1948) ise Oniki Ada'yla birlikte Yunanistan'a bağlandı.
Az miktarda üzüm ve zeytin yetiştirilen adada en önemli uğraş sünger avcılığıdır. Kıyıları son derece girintili çıkıntılı ve sarp olan adaya yalnızca doğu kıyısından girilebilir. Tek yerleşim de bu kıyıdaki Kastellorizon (Megisti) köyüdür.
Rodos'la feribot ve havayolu bağlantısı vardır. Bunun dışında her gün Antalya'nın Kaş ilçesinden hareket eden vapurlarla Meis şehrine gitmek mümkündür. Adada bir havaalanı vardır. Adada yalnızca havaalanı ile Megisti arasında otobüs seferleri vardır.
Nüfusu 2000 yılındaki sayıma göre 406 kişidir. Ancak bu rakam yazın 1000'e çıkabilmektedir. Kalıcı nüfus olan 406 kişinin hepsi adada aynı zamanda en büyük yerleşim olan Meis (Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki adıyla Megisti) köyünde oturur.
Meis Adasında konaklayabileceğiniz 9 Otel bulunmaktadır . Otellerin Listesini görebilmek için Tıklayınız ...
16 Mayıs 2016 Pazartesi
Mykonos'ta Tatil
Mykonos adasında 15 güzel plaj bulunmaktadır. Mykonos limanına en yakın plajlar Malalianos ve Tourlos plajlarıdır.
Mykonos adasında gezebileceğiniz yerler adanın küçük olmasına rahmen fazladır .. Chora'da günbatımı, yel değirmenleri, Apollo ve Artemis'in doğduğu yer olarak Yunan Mitolojisi'nde anlatılan Delos Adası, beş ayrı küçük kilisenin asimetrik biçimde birleştirilmesiyle oluşan Panagia Paraportiani Kilisesi.
Mykonos’un eşsiz gün batımını seyretmek için, aynı zamanda Mykonos’un sembolü olan Chora'daki yel değirmenlerine uğramadan geçmeyin.
Fetelia ve Kalafatis Plajları, rüzgar sörfü meraklılarının mutlaka keşfetmesi gereken bölgeler.
Yunan Mitolojisi’nde Apollo ve Artemis'in doğduğu yer olarak tasvir edilen Delos, özellikle arkeoloji ve Yunan Mitolojisi meraklıları için oldukça ilginç bir yer. Delos’a, Mykonos merkezden kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz.
Mykonos'un en meşhur plajlarından bahsetmeden olmaz! Paradise Beach’i tercih edebilir veya adanın merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan Elia Beach'te denizin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz.
Mykonos’un maskotu pelikanları, adanın her yerinde görmek mümkün.
Otelin bulunduğu yerde olan geniş plaj Ornos Beach, gürültüden uzak, daha sakin bir gün geçirmek isteyenler için idealdir
Sahilde yer alan kırmızı çatılı belediye binası ve Halk Müzesi de adanın karakteristik yapıları arasında gösterilebilir.
Turistik yerlerden ziyade otantik ve sakin yerleri sevenlerdenseniz, adanın merkezine 7,5 kilometre uzaklıkta bulunan Ano Mera köyüne gidebilirsiniz. Bu antik Yunan köyü bembeyaz badanalı evleriyle geleneksel bir Ege kasabası deneyimi vaat ediyor.
Mykonos özellikle balayı çiftlerinin en çok gittiği yunan adalarından biridir .. Mykonos adasında konaklama yapabileceğiniz 508 tesis bulunmaktadır. Zevkinize ve bütçenize göre olan bu tesislerin listesini görmek için TIKLAYINIZ
22 Nisan 2016 Cuma
Girit Akdeniz'in Aşkı
#tatilfikri
Girit, Tatil fikrinizde yunan adalarını keşfetme var ise Girit adası mitolejisi,tarihi ve doğal güzellikleri ile sizleri beklemektedir . Akdeniz'in 5. büyük adası olan Girit, Yunanistan’ın en büyük ve en yüksek nüfusa sahiptir.Dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Minoan Uygarlığının, zaman zaman Girit Uygarlığı olarak da anılmakta, merkezi olmuştur. El değmemiş eşşiz doğal güzelliklerinin, ak denizin en güzel denizinin ve doğa harikası kanyonlarının yanı sıra, Girit özellikle İraklio(Kandiye) ve Hanya gibi tarih ve modernliğin kaynaştığı, Türk ve Venedik dönemlerine ait eserlerin ve yapıların bulunduğu iki büyük ve modern şehri bulunmaktadır. Girit’in en çok ziyaret edilen yerleri Minoan uygarlığına ait arkeolojik kalıntı alanları, Venedik döneminden korunmuş vaziyette kalan Hanya şehri ve limanı, Rethimno (Resmo)’da bulunan Venedik Kalesi, Samaria kanyonu, Hırisi, Elafonisi, Gramvusa ve Spinalonga adaları ve Avrupa kıtasının en büyük palmiye ormanlarının bulunduğu Vai Palmiye kumsalı olarak sıralanabilir.#tatilfikri
Girit'te Konaklama Yapabileceğiniz Otellerin Listesi İçin TIK
Girit Adası etrafında irirli ufaklı adalar bulunmaktadır .. Turizm amaçlıda kullanılan bu adalar genellikle günübirlik turlarla keşfedebilirsiniz
Girit adası bir çok tarihi olaya tanıklık etmiş ve günümüze gelebilmiş tarihi kalıntılarıyla oldukça ilgi gören bir adadır.
En ilgi çeken turistik yerleri arasında Gortis, Faistos ve Knossos''daki arkeolojik sitler, Resmo'daki Venedik kalesi ve Aya İrini, Aradena ve Samarya geçitlerinin doğal güzellikleridir. Girit Adası M.Ö. 3000 ve 1400 yılları arasında Avrupa'da ilk uygarlıklardan birisi olan Minos Krallığının yaşadığı adadır. Girit Adası'nın Yüzölçümü 8,336 km²'dir. 2005 yılındaki nüfusu 650,000'dir. Ada uzunluğu 260 km, genişliğide Litinon burnu ile Diyon burnu arasında olan 60 km.'lik en geniş mesafeden, doğu kısmındaki yerapetre kıstağında 12 km'lik mesafe arasında değişir. Sahil şeridinin toplam uzunluğu ise 1,000 km'dir. Girit adası Yunanistan'ın ortalama 160 km güneyindedir.
Dağlık arazilere sahip olan girit adası sahip olduğu bu özelliği batıdan doğuya doğru uzanan sıradağ zincirlerinden almıştır.Girit Adası Akdeniz iklimi ve yer yer Kuzey Afrika iklimi ile iki farklı iklim kuşağını yaşar, Girit Adası'nda üç büyük havaalanı bulunur. Nikos / Kazancakis Havaalanı, Heraklion / Kandiye Havaalanı, Sitia / Sivil Havaalanı ve Hanya / Daskaloyannis Askeri Havaalanı.
Başkenti Heraklion'dur. Ege denizinin en büyük adasıdır. Batisindaki kithira ve andikithira adaları ile ,doğusundaki kasot,kerpe ve rodos adaları ile birlikte ege denizini güneyden kaplar.
Girit Adası'nn uzunluğu 250km'dir, En geniş yeri 54 km, en dar yeri ise 13 km'dir. Adanın Güney ucu Bingazi’den 325 km, Kuzeydoğu ucu Anadolu’dan 200 km, Kuzeybatı ucu'da Mora’dan 110 km, uzaklıktadır. En önemli liman ve iskeleleri, kuzey kısmındadır 1204'den 1669'lara kadar Venediklilerin elinde kalmıştır. 1538'de Barbaros hayreddin paşa tarafından adaya çıkılmıştır. Coğrafi yapısı itibarıyla deniz kıyılarından uzaklaştıkça dağ ve kara havası yaşanır. Girit adası zeytinyağı, uzo, souvlaki ve şarap cennetidir. Nüfusu 500.000 civarındadır. tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Adanın en önemli yerleşim yerleri ve tatil beldeleri malia, chania, agios nikolaos, elounda, ierapetra, plakias, agia galini, matala, sitia, myrtos, agia pelagia, gouves ve lasithi plateau dur. Eski başbakan Andreas Papandreu'nun daha eski başbakan babasının memleketidir.
Var olan ekonominin %40´inin turizme, %50´sinin zeytinciliğe dayalıdır. iki tane üniversitesi bulunur. Girit Adası uzun yıllar Osmanlı ve Venedik Krallıklarından etkilenmiştir. Ancak Osmanlı, Venedik ve İspanyol kültürel zenginlikleri sayesinde değişik ve zengin bir kültür mozaiği bulunmaktadır.
NE YENİR- NE İÇİLİR :
Mutfak konusunda: bize epeyce benziyorlar. Menülerinde, Yunan spesiyali diye geçen yemekler: güveç, dolma, şiş kebap, kabak-patlıcan kızartması, cacık, çeşit çeşit mezeler. Burada: bu yemekler bizim mi, yoksa onların mı tartışmasına girmek istemiyorum.Tek gerçek: Girit’te aç kalmasınız, çünkü yemeklerin çoğu tanıdık. Üstelik porsiyonlarda, oldukça doyurucu.
Girit’te özellikle yenebilecek yemeklerin başında: “gyros” ve “souvlaki” gelmektedir.
Gyros: bu bizlere pek yabancı değil, bizim döner.
Souvlaki ise: evet, o da yabancı değil, şiş kebap.
Kleftaki diye bilinen bir yemekleri, bizdeki kağıt kebabına benziyor. Aliminyum folyoya sarılı bir biçimde sunuyorlar.
Ayrıca: kabak çiçeği dolması yemeden sakın geçmeyin.
Ayrıca: etli olarak da farklı usullerle pişirilen “Maghrata” yemeği (Ege bölgesinde arapsaçı olarak da bilinir) anasonlu tadıyla Girit mutfağının en meşhur lezzetlerindendir.
Bir çoğumuzun adını duyunca irkildiğimiz salyangoz’un yemeği, bu adada çok meşhur. Eğer denemeleri seviyorsanız, yemenizi tavsiye ederim. Hiç te kötü değil.
Bunun yanında: Giritliler “otcu” olmalarıyla tanınırlar. Her çeşit otu yemeleriyle ön plana çıkıyorlar.
Girit mutfağında zeytinyağı demek her şey demek. Onların bir yıllık zeytinyağı tüketimi, kişi başına 30 litre iken, bu oran ülkemizde maalesef yalnızca 1 litredir. Her gittiğiniz restoranda olmasa da çoğunda; masaya oturduğunuzda, hemen zeytinyağı ve karabiber getiriyorlar. Ekmeğinizi, karabiber ekilmiş zeytinyağına keyfe bandırıp yiyebilirsiniz, muhteşem bir lezzet.
Kahvaltıda, yemeklerde, meze olarak hep zeytinyağı kullanılıyor. Zeytinyağı: evlerde, manastırlarda, küçük değirmenlerde, büyük, modern fabrikalarda, çok özel organik çiftliklerde, her zaman her yerde üretiliyor ve tüketiliyor.
İçkilere gelince. Malum bizim rakı, onların “uzo”su. Hiçbir fark yok. Gerçi işin uzmanları, belki aroma farkı yakalayabilirler, ama büyük olasılıkla, siz de ikisinin aynı olduğunu düşüneceksiniz.
Yunanlıların bir çeşit daha rakıları var. Bunun imside: ”tsikoudia”. Bu da, sözüm ona Girit’e özgü bir rakı çeşidi imiş. Ama: bu konularda biraz bilgisi olanlar, bunun da İtalyan’ların mahalli içkisi “grappasına” benzediğini söylüyorlar. Özellikleri mi? Tatsız, saf etil alkol içiyormuş gibi bir tat alıyorsunuz. Boğazınızı yakıyor. Sertliği yüzünden, küçük bardaklarda ikram ediliyor. Bildiğiniz gibi uzun rakı bardaklarında değil.
Burada yani Girit’te: içki olarak denemenizi önereceğim başlıca içki ise: sakız likörü. Bu hafif tatlı liköre bayılacaksınız. Hatta: hediyelik veya daha sonra kullanmak üzere, satın da alabilirsiniz.
NE SATIN ALINIR:
Minos uygarlığına ait figürler, zeytinyağı sabunları, çeşitli otlar en çok satılan hediyelik eşyalar. Rakı bardakları da yaygın, tercihinize göre ilginç gelirse alabilirsiniz. Girit'te malum zeytin çok yoğun. Ama özellikle “delice” zeytinleri var,
Berrin Boyacıoğlu
Girit'te Konaklama Yapabileceğiniz Otellerin Listesi İçin TIK
#tatilfikri
Girit'te Konaklama Yapabileceğiniz Otellerin Listesi İçin TIK
Girit Adası etrafında irirli ufaklı adalar bulunmaktadır .. Turizm amaçlıda kullanılan bu adalar genellikle günübirlik turlarla keşfedebilirsiniz
Girit adası bir çok tarihi olaya tanıklık etmiş ve günümüze gelebilmiş tarihi kalıntılarıyla oldukça ilgi gören bir adadır.
En ilgi çeken turistik yerleri arasında Gortis, Faistos ve Knossos''daki arkeolojik sitler, Resmo'daki Venedik kalesi ve Aya İrini, Aradena ve Samarya geçitlerinin doğal güzellikleridir. Girit Adası M.Ö. 3000 ve 1400 yılları arasında Avrupa'da ilk uygarlıklardan birisi olan Minos Krallığının yaşadığı adadır. Girit Adası'nın Yüzölçümü 8,336 km²'dir. 2005 yılındaki nüfusu 650,000'dir. Ada uzunluğu 260 km, genişliğide Litinon burnu ile Diyon burnu arasında olan 60 km.'lik en geniş mesafeden, doğu kısmındaki yerapetre kıstağında 12 km'lik mesafe arasında değişir. Sahil şeridinin toplam uzunluğu ise 1,000 km'dir. Girit adası Yunanistan'ın ortalama 160 km güneyindedir.
Dağlık arazilere sahip olan girit adası sahip olduğu bu özelliği batıdan doğuya doğru uzanan sıradağ zincirlerinden almıştır.Girit Adası Akdeniz iklimi ve yer yer Kuzey Afrika iklimi ile iki farklı iklim kuşağını yaşar, Girit Adası'nda üç büyük havaalanı bulunur. Nikos / Kazancakis Havaalanı, Heraklion / Kandiye Havaalanı, Sitia / Sivil Havaalanı ve Hanya / Daskaloyannis Askeri Havaalanı.
Başkenti Heraklion'dur. Ege denizinin en büyük adasıdır. Batisindaki kithira ve andikithira adaları ile ,doğusundaki kasot,kerpe ve rodos adaları ile birlikte ege denizini güneyden kaplar.
Girit Adası'nn uzunluğu 250km'dir, En geniş yeri 54 km, en dar yeri ise 13 km'dir. Adanın Güney ucu Bingazi’den 325 km, Kuzeydoğu ucu Anadolu’dan 200 km, Kuzeybatı ucu'da Mora’dan 110 km, uzaklıktadır. En önemli liman ve iskeleleri, kuzey kısmındadır 1204'den 1669'lara kadar Venediklilerin elinde kalmıştır. 1538'de Barbaros hayreddin paşa tarafından adaya çıkılmıştır. Coğrafi yapısı itibarıyla deniz kıyılarından uzaklaştıkça dağ ve kara havası yaşanır. Girit adası zeytinyağı, uzo, souvlaki ve şarap cennetidir. Nüfusu 500.000 civarındadır. tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Adanın en önemli yerleşim yerleri ve tatil beldeleri malia, chania, agios nikolaos, elounda, ierapetra, plakias, agia galini, matala, sitia, myrtos, agia pelagia, gouves ve lasithi plateau dur. Eski başbakan Andreas Papandreu'nun daha eski başbakan babasının memleketidir.
Var olan ekonominin %40´inin turizme, %50´sinin zeytinciliğe dayalıdır. iki tane üniversitesi bulunur. Girit Adası uzun yıllar Osmanlı ve Venedik Krallıklarından etkilenmiştir. Ancak Osmanlı, Venedik ve İspanyol kültürel zenginlikleri sayesinde değişik ve zengin bir kültür mozaiği bulunmaktadır.
NE YENİR- NE İÇİLİR :
Mutfak konusunda: bize epeyce benziyorlar. Menülerinde, Yunan spesiyali diye geçen yemekler: güveç, dolma, şiş kebap, kabak-patlıcan kızartması, cacık, çeşit çeşit mezeler. Burada: bu yemekler bizim mi, yoksa onların mı tartışmasına girmek istemiyorum.Tek gerçek: Girit’te aç kalmasınız, çünkü yemeklerin çoğu tanıdık. Üstelik porsiyonlarda, oldukça doyurucu.
Girit’te özellikle yenebilecek yemeklerin başında: “gyros” ve “souvlaki” gelmektedir.
Gyros: bu bizlere pek yabancı değil, bizim döner.
Souvlaki ise: evet, o da yabancı değil, şiş kebap.
Kleftaki diye bilinen bir yemekleri, bizdeki kağıt kebabına benziyor. Aliminyum folyoya sarılı bir biçimde sunuyorlar.
Ayrıca: kabak çiçeği dolması yemeden sakın geçmeyin.
Ayrıca: etli olarak da farklı usullerle pişirilen “Maghrata” yemeği (Ege bölgesinde arapsaçı olarak da bilinir) anasonlu tadıyla Girit mutfağının en meşhur lezzetlerindendir.
Bir çoğumuzun adını duyunca irkildiğimiz salyangoz’un yemeği, bu adada çok meşhur. Eğer denemeleri seviyorsanız, yemenizi tavsiye ederim. Hiç te kötü değil.
Bunun yanında: Giritliler “otcu” olmalarıyla tanınırlar. Her çeşit otu yemeleriyle ön plana çıkıyorlar.
Girit mutfağında zeytinyağı demek her şey demek. Onların bir yıllık zeytinyağı tüketimi, kişi başına 30 litre iken, bu oran ülkemizde maalesef yalnızca 1 litredir. Her gittiğiniz restoranda olmasa da çoğunda; masaya oturduğunuzda, hemen zeytinyağı ve karabiber getiriyorlar. Ekmeğinizi, karabiber ekilmiş zeytinyağına keyfe bandırıp yiyebilirsiniz, muhteşem bir lezzet.
Kahvaltıda, yemeklerde, meze olarak hep zeytinyağı kullanılıyor. Zeytinyağı: evlerde, manastırlarda, küçük değirmenlerde, büyük, modern fabrikalarda, çok özel organik çiftliklerde, her zaman her yerde üretiliyor ve tüketiliyor.
İçkilere gelince. Malum bizim rakı, onların “uzo”su. Hiçbir fark yok. Gerçi işin uzmanları, belki aroma farkı yakalayabilirler, ama büyük olasılıkla, siz de ikisinin aynı olduğunu düşüneceksiniz.
Yunanlıların bir çeşit daha rakıları var. Bunun imside: ”tsikoudia”. Bu da, sözüm ona Girit’e özgü bir rakı çeşidi imiş. Ama: bu konularda biraz bilgisi olanlar, bunun da İtalyan’ların mahalli içkisi “grappasına” benzediğini söylüyorlar. Özellikleri mi? Tatsız, saf etil alkol içiyormuş gibi bir tat alıyorsunuz. Boğazınızı yakıyor. Sertliği yüzünden, küçük bardaklarda ikram ediliyor. Bildiğiniz gibi uzun rakı bardaklarında değil.
Burada yani Girit’te: içki olarak denemenizi önereceğim başlıca içki ise: sakız likörü. Bu hafif tatlı liköre bayılacaksınız. Hatta: hediyelik veya daha sonra kullanmak üzere, satın da alabilirsiniz.
NE SATIN ALINIR:
Minos uygarlığına ait figürler, zeytinyağı sabunları, çeşitli otlar en çok satılan hediyelik eşyalar. Rakı bardakları da yaygın, tercihinize göre ilginç gelirse alabilirsiniz. Girit'te malum zeytin çok yoğun. Ama özellikle “delice” zeytinleri var,
Berrin Boyacıoğlu
Girit'te Konaklama Yapabileceğiniz Otellerin Listesi İçin TIK
#tatilfikri
22 Mart 2016 Salı
Yurt Dışında Düğün
#tatilfikri
Yurt dışında evlenmek, son yıllarda bir çok çiftin gerçekleştirmek istediği organizasyonların başında geliyor.. Hızla ilerleyen teknoleji bu organizasyonları bulunduğunuz ortamdan organize etmenize yardımcı oluyor.İnsan beyni hayallerine nokta koyamaz "Artık yeni bir şey yok. İcat edilecek herşey icat edildi. (Charles H.Duell - Amerikan patent dairesi başkanı-1899)" sözünün üzerinden dünya tarihindeki en önemli buluşlar gerçekleşti ..ancak internet tüm buluşların özellikle haberleşme bilgilendirme ve paylaşma açısından bizlere çok önemli bilgileri çözümlerini ve sonuçlarını göstermektedir.
Hayalinizde yurt dışında evlenmek mi var ?
Bununla ilgili ilk yapılacak işlem TC Konsolosluklarda evlilik işlemlerini gerçekleştirme bilgilerinin bulunduğu siteyi incelemeniz. Bilgiler İçin TIK
Resmi evrak ve işlemlere ilgili bilgilendirmeleri doğru olarak aldıktan sonra hangi ülkede ve nasıl bir organizasyon ile evlenmeyi düşünüyorsunuz ?
Bizler bununla ilgili fikirleri sizlere sunmak istedik ..Yurt dışında evlenmek organizasyon niteliğinize de bağlı olarak fiyatları da değişmektedir,bu sizin isteklerinizle orantılıdır...
Yurt dışında evlenmek isteyen çiftlerin en çok tercih ettiği yerler sırasıyla ....
İtalya Düğün
İtalya birbirinden romantik şehirleri, tarihi, doğası, tasarım harikası mekanları, mutfağı ve eğlencesi ile yurt dışında düğün için tercih edilen destinasyonların başında geliyor. Kuzeyinde Venedik, Verona ve Garda Gölü, devamında moda ve tasarımın merkezi Milano ve Como Gölü, ortasında Toskana ve Rönesans’ın başkenti Floransa, batısında Portofino, Amalfi ve Positano ve masal şehir Roma ile İtalya yurt dışında evlenmek isteyenlere farklı seçenekler sunuyor.#tatilfikri
İtalya'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğini Oteller İçin TIK
Venedik'te evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Verona'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Milano'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Fransa'da Düğün
Dünyanın en romantik şehri burada, şarap ve peynirin en güzeli burada, gastronominin ustaları burada, sanat burada, tarih burada, en havalı sahiller, en doğal manzaralar burada, Provence, Loire vadisi, Normandiya, Cote d’Azur burada… Siz de düğününüzde burada olmak istemez misiniz?
Fransa'da Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Paris'te Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğini Oteller İçin TIK
İspanya'da Düğün
Bir düğünden sadece romantizm değil sınırsız eğlence de bekliyorsanız, festivallerin, dans ve müziğin merkezi İspanya’yı tercih etmelisiniz. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden geceler, flamenkonun tuhaf büyüsü, tapasların damaklarda bıraktığı lezzet, yere vuran topuklar, sallanan etekler, ritim tutan eller, Barselona’nın baştan çıkaran, Madrid’in hayran bırakan, Valensiya’nın iştah açan, İbiza’nın enerji veren şehir dokusu ve unutulmaz bir hafta sonu. Evliliğin tadını İspanya’da çıkarın.
İspanya'da Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Yunan Adaları'ında Düğün
Mitolojide gelin düğün günü, tatlı bir hayat geçirmesi için yanında bir tutam şeker veya sonsuz aşkı temsil eden sarmaşık taşırmış. Kafalarda taç, ellerde sarmaşık, yan tarafta Ege, karşıda gün batımı, küçük sevimli balıkçı köyleri, yeşil-mavi bir deniz, ipek gibi kumsallar, tavernalar, müzik, eğlence, komşunun mezeleri ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi devam eden bir gece.
Romantik Yunan Adalarında Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Hırvatistan'da Düğün
Cennette evlenmek böyle olsa gerek. Tertemiz denizi, yemyeşil doğası, tarih kokan dar sokakları, begonvillerle süslü taş evleri, güneşin batışıyla ışıl ışıl parlayan şehir ışıkları ve etrafındaki adalar. Dubrovnik romantizm, doğa, deniz, güneş ve eğlencenin bir arada olduğu, sıklıkla tercih edilen bir düğün destinasyonu.
Hirvatistan'da Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Japonya'da Düğün
Japan'lar bu konuda sizlere güzel bir ev sahipliği yapacağından eminim. Değişik uzak doğu manzaraları içinde hele bir de romantikliğin ön plana çıktığı sakura zamanına denk getirirseniz düğününüzü hem size hem misafirlerinize unutulmaz dakikalar yaşatacaktır
Japonya'da Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
#tatilfikri
Hayalinizde yurt dışında evlenmek mi var ?
Bununla ilgili ilk yapılacak işlem TC Konsolosluklarda evlilik işlemlerini gerçekleştirme bilgilerinin bulunduğu siteyi incelemeniz. Bilgiler İçin TIK
Resmi evrak ve işlemlere ilgili bilgilendirmeleri doğru olarak aldıktan sonra hangi ülkede ve nasıl bir organizasyon ile evlenmeyi düşünüyorsunuz ?
Bizler bununla ilgili fikirleri sizlere sunmak istedik ..Yurt dışında evlenmek organizasyon niteliğinize de bağlı olarak fiyatları da değişmektedir,bu sizin isteklerinizle orantılıdır...
Yurt dışında evlenmek isteyen çiftlerin en çok tercih ettiği yerler sırasıyla ....
İtalya Düğün
İtalya birbirinden romantik şehirleri, tarihi, doğası, tasarım harikası mekanları, mutfağı ve eğlencesi ile yurt dışında düğün için tercih edilen destinasyonların başında geliyor. Kuzeyinde Venedik, Verona ve Garda Gölü, devamında moda ve tasarımın merkezi Milano ve Como Gölü, ortasında Toskana ve Rönesans’ın başkenti Floransa, batısında Portofino, Amalfi ve Positano ve masal şehir Roma ile İtalya yurt dışında evlenmek isteyenlere farklı seçenekler sunuyor.#tatilfikri
İtalya'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğini Oteller İçin TIK
Venedik'te evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Verona'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Milano'da evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Fransa'da Düğün
Dünyanın en romantik şehri burada, şarap ve peynirin en güzeli burada, gastronominin ustaları burada, sanat burada, tarih burada, en havalı sahiller, en doğal manzaralar burada, Provence, Loire vadisi, Normandiya, Cote d’Azur burada… Siz de düğününüzde burada olmak istemez misiniz?
Fransa'da Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Paris'te Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğini Oteller İçin TIK
İspanya'da Düğün
Bir düğünden sadece romantizm değil sınırsız eğlence de bekliyorsanız, festivallerin, dans ve müziğin merkezi İspanya’yı tercih etmelisiniz. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden geceler, flamenkonun tuhaf büyüsü, tapasların damaklarda bıraktığı lezzet, yere vuran topuklar, sallanan etekler, ritim tutan eller, Barselona’nın baştan çıkaran, Madrid’in hayran bırakan, Valensiya’nın iştah açan, İbiza’nın enerji veren şehir dokusu ve unutulmaz bir hafta sonu. Evliliğin tadını İspanya’da çıkarın.
İspanya'da Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Yunan Adaları'ında Düğün
Mitolojide gelin düğün günü, tatlı bir hayat geçirmesi için yanında bir tutam şeker veya sonsuz aşkı temsil eden sarmaşık taşırmış. Kafalarda taç, ellerde sarmaşık, yan tarafta Ege, karşıda gün batımı, küçük sevimli balıkçı köyleri, yeşil-mavi bir deniz, ipek gibi kumsallar, tavernalar, müzik, eğlence, komşunun mezeleri ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi devam eden bir gece.
Romantik Yunan Adalarında Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Hırvatistan'da Düğün
Cennette evlenmek böyle olsa gerek. Tertemiz denizi, yemyeşil doğası, tarih kokan dar sokakları, begonvillerle süslü taş evleri, güneşin batışıyla ışıl ışıl parlayan şehir ışıkları ve etrafındaki adalar. Dubrovnik romantizm, doğa, deniz, güneş ve eğlencenin bir arada olduğu, sıklıkla tercih edilen bir düğün destinasyonu.
Hirvatistan'da Evlenmek İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
Japonya'da Düğün
Japan'lar bu konuda sizlere güzel bir ev sahipliği yapacağından eminim. Değişik uzak doğu manzaraları içinde hele bir de romantikliğin ön plana çıktığı sakura zamanına denk getirirseniz düğününüzü hem size hem misafirlerinize unutulmaz dakikalar yaşatacaktır
Japonya'da Evlenmeyi İstiyorsanız Konaklama Yapabileceğiniz Oteller İçin TIK
#tatilfikri
8 Mart 2016 Salı
Akdeniz'in Gizemli Adası Malta
#tatilfikri
,
Güneşi, yüzmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı seviyorsanız, Akdeniz'in göbeğindeki Malta Adası mükemmel bir tatil ve balayı tatili için ideal bir yerdir.
1960 yılında bağımsızlığını ilan edene kadar İngilizler ülkenin hâkimiydiler. Ülkede İngilizce ve Maltaca (Maltese) dilleri kullanılmaktadır. İngilizce Malta'daki herkes tarafından günlük yaşamın her anında yaygın olarak kullanılır.
Her sömürge ülkesi gibi Malta'da İngiliz kamu hizmetleri sistemini benimsemiştir.
Birçok ülkenin egemenliği altına girmiş olan Malta Arap, İtalyan, İspanyol ve tabii ki İngilizlerden oldukça etkilenmiştir. Örneğin; Arabayı sol şeritte (İngiltere ve Kıbrıs da) kullanıyorlar ve öğlen vakitleri 'Siesta' yapıyorlar. Maltalılar çok toleranslı, sıcakkanlı, hoşgörülü ayrıca tüm kültürlülere karşı ilgili ve saygılılardır.
Malta'nın Parlamento binası olarak kullandıkları Valetta'daki "Grandmaster's Palace" görülmeye değerdir. 6000 yıllık medeniyetin beşiği olan Malta müze severler için harika müzeleri barındırır. Birçok müze bulabileceğiniz Malta'da çeşitli dönemlere ait harika arkeolojik ve kültürel eserler bulabilirsiniz.
Malta Kütüphanesi 12 yy. günümüze kadar toplam 300.000 kitabı barındırıyor ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Eğer farklı manzaralar izlemeyi sevenlerdenseniz Adanın güneyinde Dingli Cliff kayalıklarını mutlaka görmelisiniz. Tarxien ve Hagar yakınlarında Cilalı taş devrine ait tapınaklar bulunmaktadır. Ayrıca orta çağdan günümüze kadar ulaşmış Medina şehri ve kardeş adalar Comino ve Gozo'yu Malta'ya gelen tüm turistler ziyaret etmektedir. Gozo'ya "Zamanın durduğu ada" olarak tanımlanır ve Malta'dan daha yeşildir. Malta adasında dağ ve akarsu bulunmamaktadır.
Malta'nın mimari yapısı Malta taşıyla inşa edilmiş olduğundan, yeni yapılacak inşaatlarda Malta taşı kullanmak zorunluluğu getirilmiştir. Azure Window, Ta' Pinu Basilica, Xewkija'da kiyeni kilisesi de ziyaret edebileceğiniz önemli yerlerdendir.
Malta mutfağı da Arap, İtalyan, İspanyol ve İngiliz mutfaklarından da etkilenmiştir. Sicilya mutfağıyla ise büyük benzerlikler göstermektedir. Tabii ki, bir adaya yakışacak şekilde, çok çeşitli deniz ürünleri yemeklerini bulabilirsiniz. Minestra ve Aljotta, Malta'nın farklı lezzetteki çorbalarıdır.
Mevsimlik salatalar ve sebzeler, Malta mutfağının önemli bir yer tutmaktadır.
Malta, Gozo, Comino adalarında çok farklı hediyelik eşya bulabilirsiniz. Alışveriş için Valetta`nin ünlü caddeleri olan Merchants Caddesi ve Republic Caddesi tavsiye edebiliriz.
Malta adasına ulaşımın en pratik yolu havayoludur ve İstanbul- Malta uçak seferleri AIR MALTA Uçak fiyatları sezona göre değişiklik gösterir.
Malta`dan Gozo adasına ulaşım sürekli olarak çalışan feribotla veya istendiğinde özel yat ve botlarla da ulaşım olanağına sahipsiniz.
Adanın diğer bölgelerine ulaşım toplu taşıma için otobüs, taksi veya araba kiralama ofislerinden yararlana bilirsiniz. Malta adasında araba kiralamak isteyenler için önemli bir bilgi Malta`da trafik soldan işlemektedir, Türk ehliyeti ile altı ay sure ile araba kullanmakta bir sorun yoktur.
Malta adasının belli sahil bölgelerinde eskiyi aratmayan fayton gezileri düzenlenmektedir. Bu sayede adayı romantik bir atmosferde görme şansı bulacaksınız.
Malta para birimi Avrupa birliğinden öncesi Malta lirası olup, 2008 yılından bu yana gelen süreçte EURO olarak kullanılmaktadır.
MALTA BAŞKENTİ VALETTA;
16. yüzyılda "St John Şövalyeleri" tarafından kurulmuş olan bu ada, güzelliği ve konumu nedeni ile birçok savaş atlatmıştır. Aslında şu anda ki birçok güzelliğini de bu geçirmiş olduğu savaşlara borçlu olduğu söylenebilir. Şehirleri korumak amaçlı yapılan surlar ve derinliği ile dikkat çeken Marsamxett ve Grand limanları ile büyüleyici bir şehir ortaya çıkmıştır. Şehirde genel olarak bir şövalye hâkimiyetini hala hissetmeniz mümkün. Valetta'da bulunan müzelerde şövalyelere ait ola zırhlar en çok ilgi çeken bölümler arasında yer almaktadır. Birçok kilise, binalar, tersaneler, yüksek katedraller ile Malta'nın başkentinin daracık olan sokakları, sarı Malta taşından yapılmış olan evleri, bu evlerin kapı kolları ve dış süslemeleri bile birer şaheser niteliğindedir.
GOZO ADASI
Malta'nın ikinci büyük adası Gozo'da şövalye ve tarih dokusundan biraz uzaklaşıp dinlenmek için ideal bir yer. Xlendi balıkçı köyü ülkenin en güzel dalış noktalarına sahiptir. Plajları, su sporları yapabilme imkânı, denizi, doğa ile iç içe yapabileceğiniz, doğa sporları ile Gozo dinlenmek ve eğlenmek için çok ideal bir yer.
COMINO ADASI
"Issız bir adaya düşsen yanına üç şey alman gerekiyor" hikâyeleri galiba, Comino Adası için yazılmış. Tam anlamıyla, ıssız bir ada hiç bir ses gürültü yok, sessiz sakin...Sadece deniz, kum ve güneş eşliğinde hoş dakikalar yaşayabileceğiniz bir ada. Kendiniz dinlemek, trafik ve hayatin getirdiği yorgunlukları atmak için kurulmuş olan, adanın tek yapısı denile bilecek 4 yıldızlı bir otel mevcuttur.#tatilfiikri
Malta'da tatil için www.tatilfikri.com.tr onlıne otel rezarvasyonunuzu yapabilirsiniz ...
#tatilfikri
,
1960 yılında bağımsızlığını ilan edene kadar İngilizler ülkenin hâkimiydiler. Ülkede İngilizce ve Maltaca (Maltese) dilleri kullanılmaktadır. İngilizce Malta'daki herkes tarafından günlük yaşamın her anında yaygın olarak kullanılır.
Her sömürge ülkesi gibi Malta'da İngiliz kamu hizmetleri sistemini benimsemiştir.
Birçok ülkenin egemenliği altına girmiş olan Malta Arap, İtalyan, İspanyol ve tabii ki İngilizlerden oldukça etkilenmiştir. Örneğin; Arabayı sol şeritte (İngiltere ve Kıbrıs da) kullanıyorlar ve öğlen vakitleri 'Siesta' yapıyorlar. Maltalılar çok toleranslı, sıcakkanlı, hoşgörülü ayrıca tüm kültürlülere karşı ilgili ve saygılılardır.
Malta'nın Parlamento binası olarak kullandıkları Valetta'daki "Grandmaster's Palace" görülmeye değerdir. 6000 yıllık medeniyetin beşiği olan Malta müze severler için harika müzeleri barındırır. Birçok müze bulabileceğiniz Malta'da çeşitli dönemlere ait harika arkeolojik ve kültürel eserler bulabilirsiniz.
Malta Kütüphanesi 12 yy. günümüze kadar toplam 300.000 kitabı barındırıyor ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Eğer farklı manzaralar izlemeyi sevenlerdenseniz Adanın güneyinde Dingli Cliff kayalıklarını mutlaka görmelisiniz. Tarxien ve Hagar yakınlarında Cilalı taş devrine ait tapınaklar bulunmaktadır. Ayrıca orta çağdan günümüze kadar ulaşmış Medina şehri ve kardeş adalar Comino ve Gozo'yu Malta'ya gelen tüm turistler ziyaret etmektedir. Gozo'ya "Zamanın durduğu ada" olarak tanımlanır ve Malta'dan daha yeşildir. Malta adasında dağ ve akarsu bulunmamaktadır.
Malta'nın mimari yapısı Malta taşıyla inşa edilmiş olduğundan, yeni yapılacak inşaatlarda Malta taşı kullanmak zorunluluğu getirilmiştir. Azure Window, Ta' Pinu Basilica, Xewkija'da kiyeni kilisesi de ziyaret edebileceğiniz önemli yerlerdendir.
Malta mutfağı da Arap, İtalyan, İspanyol ve İngiliz mutfaklarından da etkilenmiştir. Sicilya mutfağıyla ise büyük benzerlikler göstermektedir. Tabii ki, bir adaya yakışacak şekilde, çok çeşitli deniz ürünleri yemeklerini bulabilirsiniz. Minestra ve Aljotta, Malta'nın farklı lezzetteki çorbalarıdır.
Mevsimlik salatalar ve sebzeler, Malta mutfağının önemli bir yer tutmaktadır.
Malta, Gozo, Comino adalarında çok farklı hediyelik eşya bulabilirsiniz. Alışveriş için Valetta`nin ünlü caddeleri olan Merchants Caddesi ve Republic Caddesi tavsiye edebiliriz.
Malta adasına ulaşımın en pratik yolu havayoludur ve İstanbul- Malta uçak seferleri AIR MALTA Uçak fiyatları sezona göre değişiklik gösterir.
Malta`dan Gozo adasına ulaşım sürekli olarak çalışan feribotla veya istendiğinde özel yat ve botlarla da ulaşım olanağına sahipsiniz.
Adanın diğer bölgelerine ulaşım toplu taşıma için otobüs, taksi veya araba kiralama ofislerinden yararlana bilirsiniz. Malta adasında araba kiralamak isteyenler için önemli bir bilgi Malta`da trafik soldan işlemektedir, Türk ehliyeti ile altı ay sure ile araba kullanmakta bir sorun yoktur.
Malta adasının belli sahil bölgelerinde eskiyi aratmayan fayton gezileri düzenlenmektedir. Bu sayede adayı romantik bir atmosferde görme şansı bulacaksınız.
Malta para birimi Avrupa birliğinden öncesi Malta lirası olup, 2008 yılından bu yana gelen süreçte EURO olarak kullanılmaktadır.
MALTA BAŞKENTİ VALETTA;
16. yüzyılda "St John Şövalyeleri" tarafından kurulmuş olan bu ada, güzelliği ve konumu nedeni ile birçok savaş atlatmıştır. Aslında şu anda ki birçok güzelliğini de bu geçirmiş olduğu savaşlara borçlu olduğu söylenebilir. Şehirleri korumak amaçlı yapılan surlar ve derinliği ile dikkat çeken Marsamxett ve Grand limanları ile büyüleyici bir şehir ortaya çıkmıştır. Şehirde genel olarak bir şövalye hâkimiyetini hala hissetmeniz mümkün. Valetta'da bulunan müzelerde şövalyelere ait ola zırhlar en çok ilgi çeken bölümler arasında yer almaktadır. Birçok kilise, binalar, tersaneler, yüksek katedraller ile Malta'nın başkentinin daracık olan sokakları, sarı Malta taşından yapılmış olan evleri, bu evlerin kapı kolları ve dış süslemeleri bile birer şaheser niteliğindedir.
GOZO ADASI
Malta'nın ikinci büyük adası Gozo'da şövalye ve tarih dokusundan biraz uzaklaşıp dinlenmek için ideal bir yer. Xlendi balıkçı köyü ülkenin en güzel dalış noktalarına sahiptir. Plajları, su sporları yapabilme imkânı, denizi, doğa ile iç içe yapabileceğiniz, doğa sporları ile Gozo dinlenmek ve eğlenmek için çok ideal bir yer.
COMINO ADASI
"Issız bir adaya düşsen yanına üç şey alman gerekiyor" hikâyeleri galiba, Comino Adası için yazılmış. Tam anlamıyla, ıssız bir ada hiç bir ses gürültü yok, sessiz sakin...Sadece deniz, kum ve güneş eşliğinde hoş dakikalar yaşayabileceğiniz bir ada. Kendiniz dinlemek, trafik ve hayatin getirdiği yorgunlukları atmak için kurulmuş olan, adanın tek yapısı denile bilecek 4 yıldızlı bir otel mevcuttur.#tatilfiikri
Malta'da tatil için www.tatilfikri.com.tr onlıne otel rezarvasyonunuzu yapabilirsiniz ...
#tatilfikri
5 Mart 2016 Cumartesi
Sakız Adası
#tatilfikri
Ege denizinde, Karaburun ve Çeşme'nin karşısındadır Sakız adası, Adanın kuzeybatısındaki Agios Galas ve güneyindeki Emporios bölgelerinde yapılan kazılar sonucu elde edilen eserler, Sakız Adası’nda yaşamın, neolitik çağlardan (M.Ö.6.000) beri var olduğunu gösterir.
Atina ve Sparta şehirleri arasındaki savaşta, Sakız Adası, özerkliğini ve bağımsızlığını koruyabilmek için bazen Atina bazen de Sparta ile işbirliği yapmıştır.
Büyük İskender tarafından işgali sonucu Helenistik etki altına giren Sakız Adası, M.Ö 2.yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu’nun müttefiki olmuştur ve bu ilişki Bizans dönemine kadar devam etmiştir.
Sakız Adası 9. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde Arap Devletleri’nin akınlarına karşı kaleler ve kale şeklinde köyler inşa edilmiştir. Bizans mimarisinin en önemli eserleri 11. yüzyılda yapılmıştır ve Nea Moni Manastırı bunlardan biridir.
Cenevizliler, Sakız Adası ve diğer Ege Adaları ile yoğun ticaret yaptıklarından bu bölgedeki egemenliklerini arttırmak istemişlerdir. Bizans İmparatorluğu’nun Sakız Adası’nı Türk korsanlarına karşı koruyamamasını bahane ederek, Cenevizliler 13. yüzyılın ortalarında adayı ele geçirmişlerdir.
Rodos Adası ve Malta Adası’nın fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu 1566 yılında Sakız Adası’nı himayesi altına almıştır. Damla sakızı ve ipek böceği üretiminde söz sahibi olan Sakız halkına Osmanlı İmparatorluğu tarafından büyük imtiyazlar tanınmıştır. 1854-1885 yılları arasında, Sakız Adası halkı, özellikle denizcilikte, uluslararası konjonktürden de faydalanarak, yeni bir ekonomik gelişme yaşamışlardır. Akdeniz ve Karadeniz limanlarından Avrupa’ya hammadde, Avrupa’dan da kumaş ve diğer hazır mallar taşımışlardır.
1912 yılında, Sakız Adası Yunanistan’a bağlanmıştır. Sakız Adası,1913-1922 yılları arası Anadolu’dan büyük bir mülteci kitlesine ev sahipliği yapar. Bu göçmenlerinin çoğu, Yunanistan’daki başka şehirlere götürülünceye kadar, geçici olarak, liman ve kaleye yerleştirilmişlerdir. Günümüzde, Sakız Adası sakinlerinin oldukça büyük bir kısmı, Anadolu’dan gelmiş o göçmenlerin torunlarıdır.
Damla sakızı, 10. yüzyıldan itibaren adayı ziyaret eden Avrupalı gezginler sayesinde dünyaca meşhur olmuştur. Sakız damlasının kullanımı 14. yüzyılda adayı işgal eden Cenevizliler tarafından başlamıştır. 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine geçen adada, sakız üreticilerine ve bunu üreten köylere büyük imtiyazlar verilmiştir. Osmanlılar, sakız satışını tekellerinde tutarak adaya ekonomik ve kültürel açıdan büyük katkı sağlamışlardır. Sakız Adası, Osmanlı İmparatorluğu’ndan bağımsızlığını kazanmasının ardından damla sakızı ticareti çok az sayıda bulunan “tüccarların” eline geçmiştir. Detayları İçin Tıklayınız
Sakız Adasında Gezilecek Yerler
Sakız Kalesi
Sakız Joustinyen Müzesi
Sakız Nea Moni Manastırı
Sakız Agia Markella Manastırı
Sakız Pyrgi Köyü
Sakız Adası Roket Festivali
Sakız Adasına Nasıl Gidilir?
Sakız Adası’na Çeşme Ulusoy Limanı’ndan 45 dakikalık kısa bir feribot yolculuğu ile gidilebiliyor. Yaz aylarında her gün, kış aylarında haftanın belirli günlerinde seferler vardır.
Vize
Sakız Adası’nın da içinde bulunduğu çoğu Yunan adalarına vize kolaylığı getirildiğinden Sakız Adası’na gitmek artık daha kolay. Vize almadan feribota biniyorsunuz ve Sakız Adası limanına vardığınızda yetkililer size 35 Avro karşılığında 15 gün süreli TEK girişli vize veriyor. Belki bu kontrol noktalarında biraz yığılma olabiliyor fakat yine de Türkiye’den vize almakla uğraşmak istemeyenler için iyi bir alternatif. İsterseniz Schengen vizesi alarak da adaya girişinizi yapabilirsiniz.
Sakız Adası Otelleri
#tatilfikri
Atina ve Sparta şehirleri arasındaki savaşta, Sakız Adası, özerkliğini ve bağımsızlığını koruyabilmek için bazen Atina bazen de Sparta ile işbirliği yapmıştır.
Büyük İskender tarafından işgali sonucu Helenistik etki altına giren Sakız Adası, M.Ö 2.yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu’nun müttefiki olmuştur ve bu ilişki Bizans dönemine kadar devam etmiştir.
Sakız Adası 9. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde Arap Devletleri’nin akınlarına karşı kaleler ve kale şeklinde köyler inşa edilmiştir. Bizans mimarisinin en önemli eserleri 11. yüzyılda yapılmıştır ve Nea Moni Manastırı bunlardan biridir.
Cenevizliler, Sakız Adası ve diğer Ege Adaları ile yoğun ticaret yaptıklarından bu bölgedeki egemenliklerini arttırmak istemişlerdir. Bizans İmparatorluğu’nun Sakız Adası’nı Türk korsanlarına karşı koruyamamasını bahane ederek, Cenevizliler 13. yüzyılın ortalarında adayı ele geçirmişlerdir.
Rodos Adası ve Malta Adası’nın fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu 1566 yılında Sakız Adası’nı himayesi altına almıştır. Damla sakızı ve ipek böceği üretiminde söz sahibi olan Sakız halkına Osmanlı İmparatorluğu tarafından büyük imtiyazlar tanınmıştır. 1854-1885 yılları arasında, Sakız Adası halkı, özellikle denizcilikte, uluslararası konjonktürden de faydalanarak, yeni bir ekonomik gelişme yaşamışlardır. Akdeniz ve Karadeniz limanlarından Avrupa’ya hammadde, Avrupa’dan da kumaş ve diğer hazır mallar taşımışlardır.
1912 yılında, Sakız Adası Yunanistan’a bağlanmıştır. Sakız Adası,1913-1922 yılları arası Anadolu’dan büyük bir mülteci kitlesine ev sahipliği yapar. Bu göçmenlerinin çoğu, Yunanistan’daki başka şehirlere götürülünceye kadar, geçici olarak, liman ve kaleye yerleştirilmişlerdir. Günümüzde, Sakız Adası sakinlerinin oldukça büyük bir kısmı, Anadolu’dan gelmiş o göçmenlerin torunlarıdır.
Damla sakızı, 10. yüzyıldan itibaren adayı ziyaret eden Avrupalı gezginler sayesinde dünyaca meşhur olmuştur. Sakız damlasının kullanımı 14. yüzyılda adayı işgal eden Cenevizliler tarafından başlamıştır. 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine geçen adada, sakız üreticilerine ve bunu üreten köylere büyük imtiyazlar verilmiştir. Osmanlılar, sakız satışını tekellerinde tutarak adaya ekonomik ve kültürel açıdan büyük katkı sağlamışlardır. Sakız Adası, Osmanlı İmparatorluğu’ndan bağımsızlığını kazanmasının ardından damla sakızı ticareti çok az sayıda bulunan “tüccarların” eline geçmiştir. Detayları İçin Tıklayınız
Sakız Adasında Gezilecek Yerler
Sakız Kalesi
Sakız Joustinyen Müzesi
Sakız Nea Moni Manastırı
Sakız Agia Markella Manastırı
Sakız Pyrgi Köyü
Sakız Adası Roket Festivali
Sakız Adasına Nasıl Gidilir?
Sakız Adası’na Çeşme Ulusoy Limanı’ndan 45 dakikalık kısa bir feribot yolculuğu ile gidilebiliyor. Yaz aylarında her gün, kış aylarında haftanın belirli günlerinde seferler vardır.
Vize
Sakız Adası’nın da içinde bulunduğu çoğu Yunan adalarına vize kolaylığı getirildiğinden Sakız Adası’na gitmek artık daha kolay. Vize almadan feribota biniyorsunuz ve Sakız Adası limanına vardığınızda yetkililer size 35 Avro karşılığında 15 gün süreli TEK girişli vize veriyor. Belki bu kontrol noktalarında biraz yığılma olabiliyor fakat yine de Türkiye’den vize almakla uğraşmak istemeyenler için iyi bir alternatif. İsterseniz Schengen vizesi alarak da adaya girişinizi yapabilirsiniz.
Sakız Adası Otelleri
#tatilfikri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































